Rumkale

Cevapla
faruk gorez

Rumkale

Mesaj gönderen faruk gorez » 25 May 2017 17:05

Rumkale


Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, Kasaba köyünün yakınında bulunan Rumkale; Gaziantep şehir merkezinden . Yavuzeli’nden ise . uzaklıkta, Merzimen Çayı’nın Fırat Nehri ile birleştiği yerde, dik kayalar üzerindedir. Rumkale’ye Kasaba köyünden ve Halfeti’den teknelerle kolaylıkla ulaşılmaktadır. Antik dönemden günümüze kadar Şitamrat, Kal-a Rhomayta, Hromklay, Ranculat, Kal-at el Rum, Kal-at el Müslimin, Kale-i Zerrin (Altın Kale) ve Rumkale gibi bir çok isimle adlandırılmıştır.

Rumkale Fırat ve Merzimen kıyılarından itibaren dimdik yükselen sarp kayalıklarla çevrili yüksek bir tepe üstüne kurulmuştur. 1838 de Rumkaleyi ziyaret eden Moltke’ye “kayalığın nerede bittiğini, insan eserinin nerede başladığını söyleyebilmek çok zor” dedirtecek kadar doğayla uyumlu mimari özelliğe sahiptir. Kale iki beden halindedir. Birinci beden; kalenin doğu, kuzey ve batıda doğal kayalığın dik olarak yontulmasıyla, doğal sur meydana getirilerek oluşturulmuştur. İkinci beden ise bu doğal surun üstüne sert kalker kesme taşlarla sur duvarı olarak yapılmıştır. Kuzey ve doğu surlarında dikdörtgen planlı 7 burç ile kuzeyde çok sayıda mazgal pencere yer almaktadır. Kalenin güney yöndeki kayalık uzantısı 12. yüzyılda 30m. derinliğinde ve 20m. genişliğinde oyularak uçurum (hendek) haline getirilmiştir. Böylece, savunmaya yönelik olarak karayla kalenin direkt ilişkisi kesilmiştir. Kale 120m. genişliğinde ve 200m. uzunluğunda bir alanı kaplamaktadır.

Rumkale bir zamanlar Halfeti (Şanlıurfa) ile Gaziantep arasında sınır oluşturan Fırat ırmağı kıyısında yer alırdı. Merzimen çayının suyu Rumkale dibinde, derin ve sarp vadi içinde akan Fırat nehrine karışırdı. Günümüzde üç yanı Baraj gölüyle çevrilmiş olup, yarım ada görünümündedir. Kalenin eteklerinde ise aşağı şehir bulunmaktaydı.


Rumkale’nin doğu ve batıdan olmak üzere iki ana giriş kapısı mevcuttur. Doğu girişi Fırat nehriyle, batı girişi ise Merzimen çayı üzerine kurulmuştu. Bugün sadece ayaklarının kalıntısı mevcut olan köprü, kara ile irtibatı sağlamaktaydı. Buradan patika yolla kalenin giriş kapısına çıkılmaktadır. Batı cephesinde yol üzerine 20m. aralıklarla 4 tane kule şeklinde kapı yapılarak savunma açısından büyük kolaylık sağlanmıştır. Batı surlarda kuzeyden itibaren birinci kapı dikdörtgen planlıdır. Nöldeke birinci kapının olduğu yerde bir türbe ve bir iskele olduğundan bahsetmiştir. İkinci kapı kareye yakın dikdörtgen planlı yarım daire şeklindedir. Üçünçü kapı tahrip olmuştur. Dördüncü kapı kare planlı haç tonozludur. Beşinci kapı kalenin Fırat’a bakan doğu cephesindedir. Dikdörtgen biçimli bu kapı, içte biri yuvarlak, diğeri sivri kemerli iki niş içine alınmıştır.

Kalede beden duvarları ve burçlardan başka, bugün görülebilen kalıntılar arasında Şair Aziz Nerses kilisesi, Barşavma manastırı, su sarnıçları ve su kuyusu sayılabilir. Kuyu basamaklarla Fırat nehrinin seviyesine kadar inen 8m. genişliğinde ve yaklaşık 75m. derinliğindedir. Fırat nehrinden su temin etmek için yapılmış olan bu kuyunun gizli bir geçit olduğu da rivayet edilmektedir. Kuyunun silindirik iç yüzünde kayanın oyulmasıyla helozonik bir merdiven meydana getirilmiştir. Bunlardan başka kale içinde işlevi tesbit edilemeyen çok sayıda yapı kalıntısı mevcuttur. Kaledeki yapıların bir çok bölümü ana kayanın oyulması ve düzleştirilmesiyle yapılmıştır. Surlarda ve burçlarda örgü malzemesi moloz taş, kaplama malzemesi olarak büyük boyutlu düzgün kesme taşlar, kemerlerde ise tuğla görünümü verilmiş kesme taşlar kullanılmıştır.

Şair Aziz Nerses Kilisesi: Rumkalenin güneyinde yer alan hükümranlık kilisesini 1173’te Şair Aziz Nerses yaptırmıştır. 18. Yüzyılda Rumkale’yi ziyaret eden Richard Peacock bu yapıdan ”Gotik” tarzda küçük ama güzel bir kilise olarak bahsetmiştir.

Doğu-batı doğrultusundaki kilise dikdörtgen planlı, üç nefli ve üç apsislidir. Batısında narteks yer alır. Sadece absisin doğu cephesinin bir bölümü toprak üstündedir. Doğu cephesinin ortasında silmeli çerçevenin iki yanında birbirine benzer kabartmalı levha bulunur. Sol levhada haç ve rumi süslemenin olduğu kabartmanın altında başlarını geriye çevirmiş karşılıklı duran iki aslan, sağ levhada ise iki palmet arasında başını sağa çevirmiş, kanatlarını açmış bir kartal kabartması vardır. Bu kilise İslami dönemde cami olarak kullanılmıştır.

Barşavma manastırı : Kale içinde kuzeyde yer alır. 13. yüzyılda Yakubi azizi Barşavma kendi adına inşa ettirmiştir.Birbirine bitişik iki yapıdan bazı bölümler ayakta kalmıştır. Kuzey cephesini kaya kütlesi oluşturur. Kare planlı olan yapı haç tonozlarla örtülmüştür. Duvarlarda büyük taş bloklar halinde kesme taşlar, payelerde ve batı mekanın kapısında düzgün kesme taşlar, kemerlerde ve örtü sisteminde ise tuğla görünümü verilmiş kesme taşlar burada da kullanılmıştır. Yakınında bir de kuyu mevcuttur.

Kalede toprak üstündeki yapılar 12-14. yüzyıllar arasına aittir. Bunlar içinde en eski yapının hendek olduğu ifade edilmektedir.

Fırat nehri boyunca ele geçen çakmak taşından yapılmış aletler ve diğer kalıntılar, insan oğlunun Rumkale ve çevresinde yontma taş (Paleotik) döneminden beri yerleştiğini kanıtlamaktadır. Bu dönemden sonraki iskan yerlerini ise Fırat vadisinde Tunç çağından başlayıp Kalkolitik döneme kadar inen höyüklerle izlemekteyiz. Rum kale ve çevresiyle ilgili antik kaynaklardaki ilk bilgiye Asur Kralı III. Salmanazar’ın MÖ. te zaptettiği “Şitamrat” yerleşimiyle ulaşmaktayız. Bu yerin Rumkale olduğu ifade edilmektedir. Rumkale çevresi bölgedeki stratejik konumu sebebiyle Med, Pers, Helenistik ve Roma dönemlerinde de iskan görmüştür.

Hz. İsanın havarilerinden Johannes (Yuhanna) ‘in Roma döneminde Rumkale’yi mesken yaparak kayadan oyma bir odada incilin nüshalarını çoğalttığı rivayet edilir. 11. yüzyılda Rumkale Hromgla’ adıyla önemli bir konumdadır. 1113 te III. Grigoris Rumkale’yi Joscelin’in dul karısından satın almış, katolikosluk (başpiskoposluk) makamını buraya yerleştirmiştir. Şair aziz Nerses mezheplerin birleştirilmesi nedeniyle imparator elçileri, Kayşum ve Yakubi baş patrikler ile Rum kale’de toplantılar yapmıştır. 13. yüzyılda Rumkale’de bir çok Yakubi’nin olması sebebiyle Yakubi Patriği II. Ignace, Rumkale’de bir kilise yaptırmıştır. Sonraları kaleyi patriklik makamı olarak seçmiştir. 1279 da kaleyi kuşatan Memluklular bu aşamada kaleyi zaptedememişlerdir. Ancak Memluklu sultanı Melik el-Eşref 1292 de Rumkale’yi tekrar kuşatmış olup, Rumkale’nin fethi gerçekleşmiştir. Sultanın emriyle Suriye naibi Sancar Suca tarafından tamir ettirilen Rumkale, Kal’at el Müslimin adını almıştır. Daha sonraları ise Kale-i Zerrin (Altın Kale) olarak adlandırılmıştır. Rumkale Memluklular zamanında yeniden uç kalesi olarak kullanılmışsa da, eski parlak dönemini bir daha yaşayamamıştır.

1516 da Osmanlıların eline geçen Rumkale, Halep Eyaleti’nin Birecik Sancağı’na bağlı bir kaza haline getirilmiştir. 17. yüzyılda Evliya çelebi, Rumkale’nin bir tepe üstünde sağlam bir kale olduğunu, dışarıda camii, hanı, hamamı ve küçük bir çarşısı bulunduğunu belirtir. Katip Çelebi de burasının bahce ve meyvelerinin bolluğunu vurgulamıştır.
Rumkale; üç yanı zümrüt yeşili göl ve bunu çevreleyen dik, sarp kayalıklı tepelerle çevrili doğa ve insan harikası bir yerdir.

Rumkale'ye ulaşım için iki güzergâh bulunmaktadır. Birinci güzergah, Gaziantep'in Yavuzeli ilçesinden doğuya doğru yaklaşık olarak . gidilince kasaba köyünün güney eteğindeki Rumkale'nin karşı kıyısına ulaşılır. Rumkale'ye geçmek için Kasaba köylülerine ait küçük balıkçı teknelerini ve Gaziantep Valiliğine ait tekneyi kullanmamız gerekmektedir.

İkinci güzergah ise, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi olup, ilçeden teknelerle kaleye ulaşım sağlanır. Her ne şekilde giderseniz hafızalarınızda yıllarca unutamayacağınız güzelliklerle birlikte geri dönersiniz.

http://www.gaziantepturizm.gov.tr/TR,52351/rumkale.html
18620386_1711505402487186_4927155237475977098_n.jpg
18620386_1711505402487186_4927155237475977098_n.jpg (71.49 KiB) 837 kere görüntülendi

Kullanıcı avatarı
erdemka38
Site Admin
Mesajlar: 1870
Kayıt: 20 Ara 2014 19:15

Re: Rumkale

Mesaj gönderen erdemka38 » 26 May 2017 00:06

Gezme fırsatı elde ettik orada yedigim baliği saymazsak Harika bir gün geçirdik tavsiye edilir 👍🏻

faruk gorez

Re: Rumkale

Mesaj gönderen faruk gorez » 05 Haz 2017 18:46

18951043_1079500442182318_1721333164021917344_n.jpg
18951043_1079500442182318_1721333164021917344_n.jpg (135.34 KiB) 825 kere görüntülendi
Bir Sevdadır GAZİANTEP

faruk gorez

Re: Rumkale

Mesaj gönderen faruk gorez » 25 Tem 2017 14:29

Tarihi Rumkale turizme kazandırılacak
Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve İncil'in nüshalarının çoğaltıldığı yer olarak rivayet edilen Rumkale, turizme kazandırılacak.

http://aa.com.tr/tr/vg/video-galeri/tar ... irilacak/0

Kullanıcı avatarı
erdemka38
Site Admin
Mesajlar: 1870
Kayıt: 20 Ara 2014 19:15

Re: Rumkale

Mesaj gönderen erdemka38 » 25 Tem 2017 21:06

Daha cok tanıtıma ihtiyaç var..

faruk gorez

Re: Rumkale

Mesaj gönderen faruk gorez » 27 Tem 2017 11:06

20369068_1836659376649918_7631956511259976116_o.jpg
20369068_1836659376649918_7631956511259976116_o.jpg (259.41 KiB) 766 kere görüntülendi
20375899_1836659419983247_2513605667773444280_n.jpg
20375899_1836659419983247_2513605667773444280_n.jpg (93.77 KiB) 766 kere görüntülendi
Best of Gaziantep

faruk gorez

Re: Rumkale

Mesaj gönderen faruk gorez » 19 Eyl 2017 15:47

Rumkale'yi dünya turizmine hazırlıyoruz! 🌎

Fırat Nehri'nin tarihi güzelliğini su altı arkeoloji müzesi ve teleferik ile taçlandıracağız!
21558803_1498471736874199_4895292963067448950_n.jpg
21558803_1498471736874199_4895292963067448950_n.jpg (85.28 KiB) 690 kere görüntülendi
21751325_1498471870207519_5140274789584911620_n.jpg
21751325_1498471870207519_5140274789584911620_n.jpg (109.16 KiB) 690 kere görüntülendi
21761555_1498471886874184_4115567021395319119_n.jpg
21761555_1498471886874184_4115567021395319119_n.jpg (170.27 KiB) 690 kere görüntülendi
BAŞKAN ŞAHİN, RUMKALE'YE SU ALTI ARKEOLOJİ MÜZESİ KURACAK

Büyükşehir Belediyesi, Rumkale’ye Su Altı Arkeoloji Müzesi kuracak, Rumkale’yi teleferik sistemiyle taçlandıracak. Bu çalışmalarla, kent turizmine yeni bir soluk kazandırmayı hedefleyen Büyükşehir, tarihi ve turistik mekânları görücüye çıkaracak.



Kültürel mirasın korunması, yaşatılması, tanıtılması ve turizme kazandırılması amacıyla bu yöndeki çalışmalara yoğunlaşan Büyükşehir, hazırladığı projelerle Gaziantep’i kültür kenti haline dönüştürecek. 2014-2017 yılları arasında değişime uğrayan şehri, fotoğraflayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentteki yapısal dönüşümü anlattı.

Evliya Çelebi’nin “Gaziantep Dünya’nın gözbebeğidir” sözlerini hatırlatan Şahin, kentin Dünya’nın en eski 20 yerleşim yerinden bir tanesi olduğunu belirtti.

TARİHİ ESERLERE DOKUNUYORUZ

Başkan Şahin, sanayi şehri olan Gaziantep’in kültür ve sanat alanında da iddiası olduğunu vurgulayarak, “Bu kapsamda hazırlanan projelerle tarihi ve kültürel eserleri ayağa kaldırıyoruz. Karkamış Antik Kenti, 2018’in mayıs ayında açacağız, edebiyatçıların ve dünya tarihçilerinin hizmetine sunacağız. Mustafa Kemal Atatürk 1930’lı yıllarda 35 tarihi eseri, Ankara Anadolu medeniyetler müzesine götürmüş ve müzenin en değerli kısmına yerleştirilmiştir. Bu bölgede, Geç Hititler döneminin en güzel eserleri bulundu, İtalyanlarla ortak çalışmamızın sonunda burayı Akua Parkı’na dönüştürdük. Gaziantep Kalesi’nin hemen güneyinde Handan Bey Çarşısı’nda bulunan Lala Mustafa Paşa Külliyesi, Lala Mustafa Paşa tarafından 1563-1577 yıllarında yaptırılan Hışva Han, Antep’in en meşhur hanı olacak” dedi.

RUMKALE BİR HAZİNE

Fırat Nehri’nin bütün güzelliğinin, dik kayalar üzerinde bulunan Rumkale’ye yansıdığını anlatan Şahin, “Roma ve Hitit gibi en güçlü medeniyetler Fırat’ın etrafında şekillenmiştir. Büyükşehir Belediyesi olarak, Rumkale’yi önemsiyoruz, burayı turizme kazandırmak için geceli gündüzlü çalışıyoruz, Rumkale’yi daha canlı ve dinamik hale getireceğiz. Teleferik ve sahil düzenlemesine ilişkin çalışmalarla yeraltındaki bu güzel hazineyi, bir su altı arkeoloji müzesiyle taçlandıracağız” diye konuştu.

DİNLER VE DİLLER KARDEŞÇE YAŞADI

Başkan Şahin, şunları kaydetti: “Hanlar ve hamamlar konusunda da iddialıyız. Gaziantep, Tarihi İpek Yolu’nun geçtiği bir aksa kurulmuştur. Osmanlının, Selçuklunun ve İslam medeniyetinin de en güzel eserlerini burada görebiliyorsunuz. El sanatlarında iddialıyız. Yemeni, bakır işleme sanatı ve sedefçilik gibi yöresel meslekleri, modernize ederek, geleceğe taşıyoruz. Burada, bütün dinler ve diller yıllarca kardeşçe birlikte yaşamış. Hem kilisenin hem havranın hem caminin yan yana olduğu bir şehrin belediye başkanıyım. Tarih, bize bu özellikleri, zenginlik olarak sunmuş.

HAMAM MÜZESİ VE PANORAMA

Kültür Kenti olma yolunda yürütülen çalışmalar kapsamında müze sayısını artıyoruz. İsrail’deki hamam müzesi dışında Dünya’da ikinci Hamam müzesini biz yaptık. Gaziantep Savunması Panoraması 12 dönüme kurmayı düşünüyoruz. Panoramada, 12 metre yüksekliğinde, 113 metre uzunluğunda kademeli geçişlerle, 1133 metrekare maket alanı, 32 metre çapıyla adeta o günler, yeniden yaşatılacak. 1950'li yıllarında yapılan Eski Adliye Binasının Sanat Merkezine dönüştürüldü. Bina, geçmişten günümüze yüklendiği tüm fonksiyonlarını, koridorlarında, duvarlarında, avlusunda görsel, işitsel sanat öğelerinin yorumları ile geçmişten geleceğe aktarıldı.

HAYVANAT BAHÇESİNDE AVRUPA’NIN EN İYİSİYİZ

Gaziantep Hayvanat Bahçesi’yle Avrupa’nın en iyisiyiz. Doğurganlık, hijyenik ve çeşitlilik kategorisinde öndeyiz. Burada Safari Parkı yaptık, bu parkta 70 çeşit hayvan birlikte yaşıyor. Bir müze yaptık, sadece bayramda 150 bin kişi ziyaret etti. Hayvanat bahçesi açıldığı günden bu yana 1,5 milyon kişini ziyaretine uğradı. Hem yaşayan hem de nesli tükenen hayvanların figürlerini çocuklarımızın dikkatine sunuyoruz.

500 ÇEŞİT YEMEĞİMİZ VAR KİMSE İNANMIYOR

Kentin en iddialı yönü mutfağıdır. Mutfak diyerek geçmeyin, kardeşlik sofrasında 500 çeşit yemeğimiz var. Kimse inanmıyor 500 çeşit yemeğe. Ama gerçek, topraktan, tohumdan, güneşten gücümüzü alıyoruz, Anadolu kadının marifetiyle de yemeklerimiz büyük bir lezzete dönüşüyor.”

Sokak Sağlıklaştırma Projesi’yle Gaziantep Kalesi ve çevresinin aslına uygun bir biçimde elden geçirildiğini belirten Şahin, sokak ve caddelerin yeni haliyle kente yeni bir hava kattığını söyledi.

70 BİN MÜLTECİ ÇOCUK EĞİTİME KAZANDIRILDI

Gaziantep’in Suriyeli mültecileri kucaklayarak ensar şehir olduğunu anlatan Başkan Fatma Şahin, şöyle tamamladı: “Etrafımızdaki ateş çemberinden etkilenmemek mümkün olmuyor, Gaziantep modeli aslında Türkiye modeli oldu. Türkiye açık kapı politikası uygulayarak, binlerce insanı hayatta tuttu. Canlar yanmasın dedik, büyük bir fedakarlık yaptık. Sınırlarımıza gelen konuklarımıza kapımızı, soframızı ve yüreğimizi açtık. Türkiye uluslararası bir sorunu, yerelde çözmeye çalışıyor. Ama sürdürülebilirlik denen bir kavram var. Şanlıurfa’yla birlikte en fazla mülteciyi barındıran şehir olduk. Büyükşehir Belediyesi olarak daha fazla yol, daha fazla su bulmak, daha fazla konut için çok yoğun çalışma yaptık. Mülteci meselesinde orta ve uzun vadedeki en önemli mesele, eğitim oldu. Mülteci çocuklardan 18 yaş altında 125 bin çocuk, eğitim hayatında olması gerekiyordu, bunun için Ankara’da girişimlerde bulunduk, ilgili yönetmelikleri değiştirdik, 3,5 yılın sonunda 70 bin mülteci çocuğa ulaştık, eğitim hayatına kattık. Suriyeli çocukların Türkiye’de okullaşma oranı yüzde 30 iken Gaziantep’te bu oran ikiye katlandı. Bu daha fazla okul daha fazla öğretmen güçlü bir eğitim yatırımı demek. Eğer biz bu işe böyle bakmasaydık bu çocuklar terör örgütün kucağına gideceklerdi. Şehirdeki mültecilerin yüzde 90’ı şehirde yüzde 10’u ise kamplarda yaşıyor. Mültecilerin gelişiyle şehirde yüzde 30 su tüketimi arttı, zaten şehrin su kaynağı kentin ihtiyacının ancak yüzde 5’ini karşılıyordu. Düzbağ İçmesuyu Projesiyle 125 kilometreden su getiriyoruz.

HEM OKULUMUZ HEM HASTANEMİZ VAR

Büyükşehir olarak, 50 bin konut yapıyoruz, kiralar çok yükseldi. 5,5 milyon metrekareye 50 bin konut dikeceğiz. Orta kesim için bu konut projesi çok önemlidir. Türkiye’de belediyemizin dışında başka bir belediyenin okulu yok. Okul ve hastane ilgili bakanlıklar tarafından yapılması gerekirken biz belediye olarak hem okulumuz hem hastanemizi var. Buna mecbur kaldık. Aksi takdirde savaştan kaçan yetim çocuklar sahipsiz kalacaktı, Gaziantep bu işi zaten yapıyor diyerek gidenler çok oldu. Ne AB ne de BM’den yeteri destek gelmedi, kuvvetli proje desteği alamadık. En büyük desteği Japonlardan aldık özellikle altyapı sorunlarına yönelik hazırlanan proje, Jaika kredisiyle desteklendi.”
bdae122da14fa1310776b9296d9ae9f3.jpg
bdae122da14fa1310776b9296d9ae9f3.jpg (284.8 KiB) 690 kere görüntülendi

Cevapla