Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Sektörel gündem,Belediyeler; haber arşivi niteliğinde paylaşımlar..
Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 24 Ara 2017 19:43

“İç Anadolu’daki iller yerli otomobil üretiminde birlik olursa bir adım öne çıkar”

Programa katılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hısarcıklıoğlu, yerli otomobilin birçok ilin üretim yeri olmak istediğini vurgulayarak İç Anadolu’daki illerin birlikte hareket ettiğinde bir adım öne çıkacağını söyledi. Hisarcıklıoğlu, “Tam 1 yıl önce cumhurbaşkanımıza özel sektör olarak bir söz verdik ve dünyada da ilki yaptık. Dedi ki cumhurbaşkanımız; ‘Özel sektör olarak sizden +1 istihdam istiyorum’. Bu salonu dolduran sizler ve Türkiye’deki sanayicilerimizle beraber cumhurbaşkanımızın koyduğu hedef doğrultusunda hep beraber ulaşma şansına kavuştuk ki Kayseri’den bir firmamız da en fazla istihdam sağlama noktasında ödülünü almayı hak etti. Bunu da sizler sağladınız, hepinizi kutluyorum. İstihdamı en fazla artıran ilk 10 içine il içine Kayserimiz girdi, bu yakışırdı zaten. Geçen sene 6 ay önce cumhurbaşkanımız bize bir vazife verdi, kamuoyunun önünde. ‘Türkiye’nin otomobiline ben 5 yıldır çağrı yapıyorum kimse çıkmıyor, ey odalar birliği başkanı bu işe başvuracaksın’ dedi. Ben de Türk özel sektörüne güvenip görevi aldık’ dedim. Allah’a çok şükür bugün 5 babayiğit çıktı. Bunların içinde hemşehriniz de var haberiniz olsun. Şimdi Kayseri diyor ki ‘Kayseri’de olsun’, Konya diyor ki ‘Konya’da olsun’, Bursa diyor ki ‘Bursa’da olsun’, Mersin diyor ki ‘Mersin’de olsun’, Kocaeli diyor ki ‘Kocaeli’nde olsun’, Zonguldak diyor ki ‘Zonguldak’da olsun’, Malatya’da istiyor. Bence yatırım yeri ile ilgili daha vakit var. Ama bölge olarak 1 elin nesi var 2 elin sesi var. Güçlerimizi birleştirelim ‘İç Anadolu Bölgesi’nden Mersin Limanı üzerinden dünyaya açılalım’ diyor Mehmet Büyüksimitçi. Diğer bölgelere göre avantajlı olmamız için birlikte hareket etmemiz lazım. İşte o zaman İç Anadolu bir adım öne çıkar. Eğer biz bunları yapabilirse İç Anadolu’daki illerimiz inşallah önümüzdeki sene karar verme noktasında avantajlı konuma geçebilirsiniz” diye konuştu.


http://www.iha.com.tr/kayseri-haberleri ... i-1887339/
file.jpg
file.jpg (68.41 KiB) 157 kere görüntülendi

Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 01 Oca 2018 15:14


Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 03 Oca 2018 12:55

OMSAN Demiryolu sektöründe bir ilke daha imza attı!


Demiryolu sektörünün öncüsü OMSAN, Türkiye’de ilk kez demiryolu ile yurtiçinde otomobil taşımacılığına başladı.

Demiryolu sektörünün öncüsü OMSAN, TCDD Taşımacılık A.Ş. ile yapmış olduğu vagon ve lokomotif kiralama işbirliğinden sonra lojistik sektöründe bir ilke daha imza attı. Türkiye’de ilk kez demiryolu ile yurtiçinde otomobil taşımacılığına başlandı.

OMSAN’ın otomobil yüklü ilk treni İzmit Köseköy’den 29 Aralık’ta hareket etti. OMSAN, Mersin Yenice’ye yapacağı her tren seferinde 204 otomobil taşıyacak.


BİR TREN 26 TIRA BEDEL
Demiryolu taşımacılığında kırılma yaratacağı değerlendirilen proje ile, her bir seferde 26 adet oto taşıyıcının yükü karayolları yerine demiryolu ile taşınmış olacak. Bu sayede Anadolu topraklarında ilk defa demiryolu ile ticari maksatlı otomobil taşınmış olurken aynı zamanda, yılda 115 ton karbon emisyonu salınımına engel olunarak yeşil ve temiz bir Türkiye’nin oluşturulmasına da önemli katkılar sağlanacak.

OMSAN İLK ÖZEL TREN İŞLETMECİSİ
Omsan Lojistik ile TCDD Taşımacılık A.Ş. arasında 13 Ekim 2017 tarihinde lokomotif ve vagon kiralama protokolü imzalanmıştı. Bu protokol ile TCDD Taşımacılık A.Ş.’den 15 adet Elektrikli lokomotif ve 350 adet cevher vagonu kiralanmıştı.

Rayhaber
omsan-demiryolu-sektorunde-bir-ilke-daha-imza-atti.jpg
omsan-demiryolu-sektorunde-bir-ilke-daha-imza-atti.jpg (35.78 KiB) 135 kere görüntülendi
file.jpg
file.jpg (68.41 KiB) 135 kere görüntülendi

Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 03 Oca 2018 12:57

Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası , Marmara Havzasına göre bir çok bölge ye üretim ve lojistik imkanları olarak daha avantajlı durumda!

Afrika , Kafkaslar,Orta Doğu,Ön Asya Bölgelerine yönelik lojistik ve üretim avantajı var Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzasının bu husus çok önemli..

üretim,enerji,lojistik avantajları ile Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası Ülkemizin yeni yüksek teknoloji üretim merkezi olmalı ...

Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 27 Oca 2018 19:34

Akdeniz ve Karadeniz demiryoluyla bağlanıyor
Bakan Elvan, "Mersin Limanını Samsun Limanına kadar bağlayacak olan bir hattın ilk adımı olan Aksaray-Ulukışla hızlı tren demiryolu hattının yapımını yatırım programına aldık" açıklamasını yaptı.
Akdeniz ve Karadeniz demiryoluyla bağlanıyor

400494.jpg
400494.jpg (64.27 KiB) 85 kere görüntülendi
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, demiryolu çalışmalarında bu yıl yeni bir çalışmayı yatırım programlarına aldıklarını ifade ederek, Mersin Limanını Samsun Limanına kadar bağlayacak hat için ilk adımın atıldığını duyurdu.

Bakan Elvan, Mersin'de düzenlenen "Kıtalararası Lojistik Üssü Türkiye" konulu toplantıya katıldı. Divan Otel'de gerçekleşen toplantıya Bakan Elvan'ın yanı sıra Mersin Valisi Ali İhsan Su, MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, iş adamları ile protokol üyeleri katıldı.

Toplantıda konuşan Bakan Elvan, teması lojistik olan bu toplantının Mersin'de düzenlenmesinin son derece anlamlı ve önemli olduğunu söyledi.

'Bir Kuşak Bir Yol Projesi' kapsamında Bakü-Tiflis-Kars projesinin devamı niteliğindeki Kars-İstanbul demiryolu bağlantısının orta koridorun en önemli ayağını oluşturduğu dile getiren Elvan'ın konuşmasından satır başları şöyle:


Marmaray ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşması planlanan çalışmalarda, projenin Türkiye bölümünü inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Bu projenin kara ayağının yanı sıra deniz ayağıyla ilgili de gerekli tedbirleri alıyoruz.

Akdeniz 3 kıtanın düğüm noktasıdır ve çok özel bir öneme sahiptir. Bu ticaret yollarının merkezinde bulunan Mersin, transit yük potansiyelini artırıp, Mersin'i bölgesel ve küresel bir aktarma merkezi haline getirmek amacıyla çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Özellikle ulaşım alt yapısının daha da güçlendirilmesi Mersin'in Türkiye'nin en önemli lojistik merkezlerinden bir haline gelmesinde önemli katkı sağlayacaktır.

Şu anda Mersin'i bizim doğu-batı koridorumuza demiryolu hattıyla bağlama noktasında yoğun bur çaba sarf ediyoruz. Konya-Kahraman yüksek hızlı tren hattı önümüzdeki günlerde açılacak. Kahraman-Ulukışla arasındaki demiryolu yapımları devam ediyor. Bu hattı ayrıca Mersin'e bağlayacağız. Mersin'den çıkan bir hızlı tren Kahraman-Konya-Ankara ve oradan İstanbul'a ulaşabilecek. Başka bir yolda Mersin'den çıkan tren Karaman, Konya oradan Afyon ve oradan da İzmir'e ulaşabilecek. Yani Türkiye'nin her yerine ulaşabilme imkanına kavuşabileceğiz.
Akdeniz ve Karadeniz bağlanıyor


Bu yıl yeni bir çalışma daha yaptık. Yine Mersinimizi kuzeye bağlayan bir demiryolu hattını yatırım programına aldık. Yani Mersin limanını Samsun Limanına kadar bağlayacak olan bir hattın ilk adımı olan Aksaray-Ulukışla hızlı tren demiryolu hattının yapımını yatırım programına aldık. Dolayısıyla hem doğu-batı ekseninde hemde kuzey-güney ekseninde hızlı tren demiryolu hatlarımızı oluşturmuş olacağız.

Lojistiğin Türkiye'de en önemli ve geleceği parlak olan sektörlerin başında geldiğini vurgulayan Elvan, "Firmalarımızın verimliliğinin artırılması, girdi maliyetlerinin azaltılması ve böylece küresel ölçekte daha etkin bir rekabet gücünü elde edebilmesine imkan sağlayan lojistik faaliyetler, ekonomik değer zinciri içerisinde hayati bir öneme sahip. Önümüzdeki dönem ulaştırma sistemlerinin ve lojistik faaliyetlerinin çok daha verimli olmasını zorunlu kılıyor. Geleceğin dünyasında rekabet için önem arz eden 3 temel alan olduğunuz düşünüyorum. Bunlardan bir tanesi yenilikçi bir yaklaşım, yenilikçi bir ürün ortaya koyabilmek. İkincisi mevcut sanayi tesislerimizin dijitalleşmesinin ve dijital dönüşümün sağlanması. Üçüncüsü ise lojistik. Bir ürünün kaliteli üretilmesi önemli ama tek başına değil. Bir ürünün üretildikten sonra en hızlı şekilde ve en düşük maliyetle güvenilir, öngörülebilir şekilde tüketiciye ulaştırılması da önem arz ediyor" şeklinde konuştu.

Hedef 2023 yılında ilk 15 ülke

Lojistiğin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğinin altını çizen Elvan, "Lojistik maliyetlerine bakıldığında özellikle geri kalmış ülkelerde veya az gelişmiş ülkelerde milli gelire orana yüzde 20-25 olduğunu görüyoruz. Gelişmiş ülkelere baktığımızda bunun yüzde 10 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Türkiye'de ise bu oran yüzde 13. Dolayısıyla bizim bu maliyetleri daha da aşağı çekmemiz gerekiyor. Türkiye'deki lojistik sektörü büyüklüğüne baktığımızda aşağı yukarı 300 milyar dolarlık bir hacmi, büyüklüğü olduğunu görüyoruz. Bunun 150 milyar liralık kısmını lojistik sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yaptığını görüyoruz. Kalan yüzde 50'si ise üreticinin lojistik faaliyetle uğraştığını görüyoruz. Bu şunu gösteriyor ki ülkemizde lojistik sektörünün daha fazla profesyonel yapılması ve daha da gelişmesi gerektiği ortaya çıkıyor. 2016 yılında yayınlanan Dünya Bankası endeksine göre 160 ülke arasında Türkiye lojistik sektöründe 34'üncü sırada yer alıyor. Sıralamada ön sıralardayız ama bu bizim için yeterli değil. Lojistik sektöründe inşallah 2023 yılında ilk 15 ülke arasında yer alacağız" ifadelerini kullandı.

Artık yeşil ve tersine lojistik kavramlarının da dünya gündeminde yer almaya başladığını kaydeden Elvan, "Yeşil lojistik ürünlerin müşteriye ulaşmasından önceki ham madde tedarikinden üretime, paketlemeye, taşımaya ve depolamaya kadar olan faaliyetlerin yanı sıra atıkların geri dönüşümü ve tekrar kullanımını kapsıyor. Tersine lojistik dediğimiz kavram ise tüketim noktasından gönderilen ürünlerin geri kazanımı, yeniden üretimi veya bertaraf edilmesi için üretici tarafından sistematik olarak kabul edilme süreci olarak adlandırıyor. Bu kavramları önümüzdeki günlerde kapsamlı olarak tartışacağız. Tersine lojistik ile enerji gereksinimi üretim sürecinde yüzde 85'e kadar azaltılabilmektedir. Ayrıca yeniden üretilen ürünler yüzde 30-40 oranında daha düşük bir fiyatla üreticiye sunulabiliyor" dedi.

Lojistiği ulaştırmadan ayırmanın mümkün olmadığının altını çizen Elvan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ulaştırma yatırımlarında temel bazı önceliklerimiz var. Bunlardan birisi kuzey-güney, doğu-batı koridorunun bir an önce tamamlanması. Bu noktada çok yoğun çalışmalar yürütülüyor. İnşallah önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde bu koridorlarda yapılan karayolları alt yapısı itibariyle tamamlamayı hedefliyoruz. Yine kombine yük taşımacılığının daha da geliştirilmesi yer alıyor. Bir diğer önemli olan demiryoluyla deniz yolu paylarının daha fazla artırılması. Bir diğer önemli konu ise organize sanayi bölgelerimizin demiryolu bağlantılarının yapılması. Kombine taşımacılığının geliştirilmesi doğrultusunda planlanan 21 lojistik merkezden 8 tanesini işletmeye açtık. Diğer bölgelerde çalışmalar devam ediyor. Halihazırda demiryolu şebekesinde 10 adedi organize sanayi bölgesi bağlantısı olmak üzere toplam 358 kilometre uzunluğunda, 229 adet iktisat hattı mevcut. Ülkemiz Asya ve Avrupa transit taşımacılığında birçok ulaştırma şebekesi ve koridoru içerisinde kilit konumdadır. Eskiden üretim batıda yapılıyordu ama şimdi artık üretim doğuya kaydı. Ulaşım bu yüzden çok önemli. Bizim de ulaşım, lojistik ve bağlantılar konusuna çok önem vermemiz gerekir. Türkiye potansiyelini doğru kullandığı zaman Türk lojistik firmaları tarafından bu koridorlarda çok önemli ticari ilişkiler içerisine girebilir. Ülkemizin önünde bir fırsat penceresi var."

Kaynak: İHA

Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 20 Şub 2018 00:26

Başkan Aşut: Mersin yerli otomobilin üretileceği en verimli yerdir
5a8aa3d6eb10bb18bc9088f4.jpg
5a8aa3d6eb10bb18bc9088f4.jpg (28.83 KiB) 43 kere görüntülendi
Mustafa ERCAN/MERSİN, (DHA) - MERSİN Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, yerli otomobilin üretileceği en verimli yerin Mersin olduğunu söyledi.
MTSO Başkanı Aşut, Türkiye’nin 80 sonrası yaptığı liberal ekonomi atılımlarıyla, üreten, arzu edilen seviyede olmasa da katma değer yaratan bir ülke olma yolunda ilerlediğini dile getirdi. 1.5 milyon girişimcisi ile güçlü Türk ekonomisinin etkisi göz ardı edilemez olduğunu belirten Aşut, "Kendi, göbeğini kendi kesen bir ekonominiz varsa, askeri anlamda da cesur adımlar atarsınız, küresel politik tartışmalarda da masaya yumruğunuzu vurursunuz. İşte bu başarı hikayesinden birisi de yerli otomobil projesidir. Çağımız bilgi çağı, dijitalleşme çağı, otomobil mi kaldı diyerek bu önemli hamleyi yok etmeye, milletimizin moralini ve bu işe talipli olan firmalarımızın motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yok. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, otomobil bizce daha uzun yıllar hayatımızda olacaktır ve önemli bir uluslararası ürün olmaya devam edecektir. Bu noktada önemli olan yerli otomobilin donanımları ve kullanacağı yakıtıdır. Bu noktada yerli otomobilin elektrikli bir model olacağı açıklaması sürecin ne kadar doğru yöne gittiğini göstermiş ve bizi daha da umut vermiştir. Mersin yerli otomobilin üretileceği en verimli yerdir" dedi.

Birçok il ve bölgenin yerli otomobil üretimine talipli olduğunu ifade eden Aşut, "Bu işe talipli olan firmalarımız ülkemizin büyük kurumsal firmalarıdır. En verimli, en uygulanabilir bir araştırmayı yapacaklardır. Ancak, MTSO olarak, Mersin iş dünyası olarak biz de bu üretimin yer olarak Mersin’in ideal noktalardan biri olduğunu düşünüyoruz. Bunun çeşitli nedenleri var. Öncelikle Mersin ve hinterlantı; Mersin, Adana, Tarsus daha önce birçok kez tekerlekli araçların, paletli iş araçlarının, kamyon ve otobüslerin imalatlarının başarıyla yapıldığı, tecrübesi olan bir kent ve bölgedir. Yan sanayi sorunu yoktur. Bu anlamda hinterlantında Gaziantep, Kahramanmaraş, Konya ve Kayseri yan sanayinin güçlü olduğu, tecrübeli illerden oluşmaktadır. İşe bölgesel iş birliği açısından bakılmalıdır. Ana hammadde olan yassı çelik anlamında İskenderun ülkenin yassı çelik üretim merkezidir. Üretilecek olan araç daha çok Afrika, Orta Doğu ve Asya pazarına hitap edeceğine göre Mersin Limanı ki ülkemizin en büyük ikinci ithalat ve ihracat limanıdır. Transit hatlarıyla yerli otomobili en ucuz ve en kısa zamanda taşıyacak lojistik alt yapıya sahiptir. Doğu Akdeniz Bölgesi’nde 25 üniversite, 10 teknopark var ve ar-ge’nin, vasıflı insan kaynağının olduğu bir bölgeyiz. Tek sıkıntımız yatırım arazisi sorunuydu" diye konuştu.

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın bu sorunu yakın zamanda çözebileceğine inandığını kaydeden Aşut, şunları söyledi:
"Yerli otomobil üretim yeri olarak Mersin, her potansiyele sahiptir, her desteğe hazırdır. Biz yerli otomobilin üretilmesi konusunda kendimize, milletimize ve devletimize güveniyoruz, talipli firmalarımıza güveniyoruz. Türkiye bu başarı hikâyesini yazmak zorundadır. Biz yokluk zamanımızda, küllerinden doğan bir devlet olarak 1925-1945 arasında 400 farklı model uçak yapmışız. Bundan korkan küresel güçler 'Siz yapmayın, ne gerek var, biz size veririz' demiş. Bu üretimi bir şekilde durdurmuşlardır. Kendi otomobilimizi ve trenimizi yapmışız onu da aynı oyunlarla durdurmuşlar. Yıllarca ulusal savunma sanayimizin gelişmesine izin vermemişler. Bu sefer bunun ucunu bırakmamalıyız. Bu sefer bu başarı hikayesinin yarım kalmasına izin vermemeliyiz. Bu sadece bir otomobil değil, bir moral meselesidir. İşte bugün sınırlarımızı kimseye ihtiyacımız kalmadan koruyabiliyorsak, Kıbrıs Harbi sonunda bizi uygulanan ambargoların sonucu kurulan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı iştiraklerinin vizyonu vardır, milli savunma sanayimizi kurma çabası vardır. Bugün bu çaba daha da sahiplenilmiş ve olağanüstü başarılara imza atılmaktadır. Ülkemiz otomobilini de, uçağını da yapacak güçtedir. Yeter ki, ekonomi ülkemizin birinci gündemi olsun. Yeter ki, eğitim sistemi buna göre revize edilsin. Yeter ki, bizi içte tek yürek olalım. Başka Türkiye yok, başak vatan yok."

Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 01 Mar 2018 00:44

KOP Sanayi ve Ticaret Koridoru Projesinin Sonuçları Açıklanacak
Konya-Karaman-Mersin Sanayi ve Ticaret Koridoru Projesi Kapanış Çalıştayı Yapılacak.

48603.jpg
48603.jpg (142.19 KiB) 37 kere görüntülendi

Kalkınma Bakanlığına bağlık Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) işbirliğinde yürütülen “Konya-Karaman-Mersin Sanayi ve Ticaret Koridoru Oluşturulmasına Yönelik Etüt ve Fizibilite Projesi” kapanış çalıştayı ile sona erecek.

KOP İdaresi tarafından 2016 yılında başlatılan ve TÜBİTAK TÜSSİDE ile birlikte yürütülen Sanayi ve Ticaret Koridoru Etüt ve Fizibilite Projesinin sonuçları, 2 Mart Cuma günü yapılacak kapanış çalıştayı ile kamuoyuna duyurulacak.

“KOP Bölgesini Dünya pazarına taşıyacak çözümler üretiyoruz”

Cari fazla veren ender bölgelerden olan KOP Bölgesinin, sağlıklı ekonomik yapısı, sanayi altyapısı kendine özgü kültürü ile Marmara Bölgesinin en önemli alternatifi olarak görüldüğünü söyleyen KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, proje ile Özel Ekonomi Bölgeleri’ne (ÖEB) analitik bir bakış açısı getirmek istediklerini ifade etti.

Proje kapsamında Konya, Karaman, Mersin Sanayi ve Ticaret koridorunun canlandırılmasına yönelik analizlere dayalı politika ve önerilerin öne çıktığını söyleyen Başkan Bostancı; “Proje ile odak ürün grupları ve sektörlerin seçilmesi, ÖEB’lerin yer alacağı bölgeler ile ilgili konum analizleri, fayda analizleri, ticari coğrafya etki ve lojistik ağlar analiz edildi. Sayısal verinin yeterli olmadığı noktalarda çalıştay, anket çalışması ve odak grup toplantıları gerçekleştirildi. Analizler sonucunda bölgeyi dünya pazarlarına taşıyacak ve maliyet avantajı sağlayabilecek lojistik iyileştirmeler, ÖEB ile ilgili planlama yapısı, mekânsal uygunluk konularında önemli sonuçlar elde edildi. Bölgenin, dünya ticaretindeki yeri, ekonomik etki sınırları belirlenerek, odaklanılması gereken ürün kalemleri ve sektörlere yönelik öneriler belirlenerek, bu özel kalemlere odaklanacak Özel Ekonomi Bölgeleri’nin ekonomiye olumlu etkisi analizleri de yapıldı. Saha çalışmaları ile ulusal ve uluslararası alanda limanlar, depolar ziyaret edildi. Uzmanlar ile bölgenin avantajları ve dezavantajları değerlendirildi. Yaklaşık 500’ün üzerinde uzman ile görüşme gerçekleştirildi. Projeye katkılarından dolayı paydaşlarımıza teşekkür ediyor; Konya, Karaman ve Mersin illerimizi yakından ilgilendiren bu çalışmanın hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum.” dedi.

Konuyla ilgili Konya, Karaman ve Mersin’den kamu, özel sektör ve STK’ların üst düzey temsilcilerinin katılımıyla yapılacak olan kapanış çalıştayı 2 Mart Cuma günü Nov Otel’de saat 10’da başlayacak.

Kaynak ; http://www.anadoludabugun.com.tr/kop-sa ... acak-48603

Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 01 Mar 2018 10:44

KOP Sanayi ve Ticaret Koridoru Projesinin Sonuçları Açıklanacak.

KOP İdaresi tarafından 2016 yılında başlatılan ve TÜBİTAK TÜSSİDE ile birlikte yürütülen“Konya-Karaman-Mersin Sanayi ve Ticaret Koridoru Oluşturulmasına Yönelik Etüt ve Fizibilite Projesi”nin sonuçları, 2 Mart Cuma günü yapılacak kapanış çalıştayı ile kamuoyuna duyurulacak.

http://www.kop.gov.tr/haber/kop-sanayi- ... anacak/212

28378698_891916887655910_1966381694684092892_n.png
28378698_891916887655910_1966381694684092892_n.png (362.07 KiB) 31 kere görüntülendi

Kullanıcı avatarı
Z-Kontrol
Site Admin
Mesajlar: 4236
Kayıt: 29 Haz 2017 19:23

Re: Orta Anadolu Sanayi Üretim Havzası

Mesaj gönderen Z-Kontrol » 02 Mar 2018 16:16

Sonuçlar Açıklandı KOP Sanayi ve Ticaret Koridoru projesinin sonuçları açıklandı.
sonuclar_aciklandi_h402233_080a3.jpg
sonuclar_aciklandi_h402233_080a3.jpg (304.09 KiB) 27 kere görüntülendi
Kalkınma Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının, TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) ile birlikte yürüttüğü “Konya-Karaman-Mersin Sanayi ve Ticaret Koridoru Oluşturulmasına Yönelik Etüt ve Fizibilite Projesi” yapılan kapanış çalıştayı ile son buldu. Novotel’de düzenlenen programa, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, MÜSİAD Konya Şubesi Başkanı Ömer Faruk Okka, TÜSSİDE Müdürü Tezer Battal, Konya, Karaman, Mersin illerinin kamu kurum ve kuruluşlarının il müdürleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.

Altunyaldız; “Ülkemizin kaynaklarını en iyi şekilde kullanmak zorundayız” Konuşmasına, önceki gün Afrin’de hain pusu sonucu hayatını kaybeden güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm Türkiye’ye başsağlığı dileklerini ileterek başlayan Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, Türkiye’nin, bölgesinin ve küresel istikrarın garanti altına alınması, bölgedeki terör örgütlerinin temizlenmesi adına başlattığı Zeytindalı Harekâtının planlandığı şekilde yürütüldüğüne ifade etti. KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile TÜSSİDE’nin; üretim kapasitesinin artırılması, Türkiye’nin rekabetçiliği, gelişimi ve kalkınması adına yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini belirten Milletvekili Altunyaldız, “Yeni bir üretim ve ticaret hattını, Konya, Karaman, Mersin Ticaret Koridorunu bu kapsamda bölgesel ve küresel rekabette öne çıkan bir alan olmasını rafine eden önemli bir çalışmayı ortaya koydular. Ülkemizin kaynaklarını en iyi şekilde en maksimum düzeyde kullanmak zorundayız. Dolayısıyla kaynakların hem dengeli dağılımını hem de kalkınmanın en rekabetçi bir şekilde yapılabilmesini sağlamak, bununla ilgili programları çalışmaları ortaya koymak, bunun metodolojisini pratiğe geçirmek gibi bir yükümlülüğümüz var. 16 yıldır hükümetlerimiz olarak, ülkemizin kaynaklarını maksimum düzeyde kullanarak milli gelirimizi 3 katından fazla artırmayı, kişi başına milli geliri 3,5 katı civarında artırmayı başardık. Şimdi daha ileriye, ülkemizi yüksek gelir grubuna taşımak istiyoruz. Bunu başarmanın yolu da küresel trendleri doğru okumak ve bu trendlere uygun bir şekilde yükte hafif pahada ağır, rekabetçi ve bir anlamda tüm rekabet unsurlarını entegre eden bir anlayışla lojistiği, ticareti, üretimi senkronize eden bir yaklaşımla ortaya koyan ve küresel alana taşıyan bir anlayış. Marmara havzası özellikle endüstriyel alandaki üretimiyle çok yoğunlaştı ve başka alanlara doğru üretimin kaydırılması ya da mobil bir hale getirilmesi gerekiyor. Marmara havzasına özellikle imalat sanayine yönelik yeni yatırımların yapılması yerine bölgeyi Ankara’dan başlayan bir koridorla Konya’yı, Karaman’ı ve Mersin’i içine alan hem üretim hem lojistik hem ticaret koridorunu ülkemizin hizmetine sunmak ve mümkün olursa bu bölgeyi mega bir endüstri bölgesi ilan edebilmek için özel şartlar ve teşvikler oluşturabilmek suretiyle hem küresel yatırımcıları hem bölgesel yatırımcıları hem de ülkemiz içerisindeki yatırımcıları bölgeye çekmek istiyoruz. Bunun için altyapı mutlaka şart, lojistik sorunlarının çözülmesi şart. Bu anlamda bölgemizde yürütülen projeler var. Öncelikle Konya Karaman Mersin demiryolu hattı projesinin bir an önce bitirilmesi bu projenin ve bölgenin olmazsa olmazı. İnşallah 2018 yılı içerisinde Karaman hattımızın açılmasıyla, 2020’lı yılların başında da ikinci fazın tamamlanmasıyla hedeflerimize ulaşacağız” dedi.


Bostancı; “Rekabet için sektör ve ürün odaklı değerlendirmelere ihtiyaç var” KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi ve KOP Eylem Planında da belirtilen; sanayinin Marmara Bölgesinde sıkıştığı ve yeni cazibe merkezlerine ihtiyaç olduğu vurgusu doğrultusunda; geçmiş dönemlerde farklı platformlarda ortaya konulmuş olan çalışmaları derleyici ve bütünleyici bir çalışma olarak; mevcut üretim potansiyelleri ile Konya ve Karaman illeri ve ülkemizin önde gelen ticaret ve finans merkezlerinden birisi olan Mersin ilimiz arasında doğal olarak var olan Ticaret Koridorunu geliştirmek ve daha verimli olacak şekilde kurgulamak amacı ile KOP İdaresi ve TÜBİTAK TÜSSİDE işbirliğinde böyle bir projenin yürütüldüğünü söyledi. Türkiye ekonomisinin 1980’li yıllardan itibaren hızlı bir dönüşüme girdiğini belirten KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, ithal ikamesine dayalı ekonomi yerine dünya pazarları ile rekabet edecek nitelikte ihracata dayalı büyüme politikalarının benimsenmeye başladığını, bu yeni politikalar sonucunda da 80’li yılların başında sahip olunan 14 milyar dolarlık toplam dış ticaret hacminin 2016 yılında 341 milyar dolara ulaştığını söyledi. 1999-2014 rakamları incelendiğinde, dünyadaki toplam ihracatın 3,33 kat arttığını buna karşılık Türkiye’de ise ihracatın 5,92 kat artış gösterdiğine değinen Bostancı, “Proje kapsamında araştırılan ve dünyada en yoğun talep gören ilk 100 ihraç ürününün 16’sının toplam ihraç gelirlerinin yüzde 60’tan fazlasını oluşturulduğu tespit edilmiştir. Dolayısı ile bu noktada sektör ve ürün odaklı değerlendirmeler de önem arz etmektedir. Odaklanılacak ürün kalemlerinin hem Türkiye’nin ihtiyacı olan hem de dünyada talep gören ürünler olacak şekilde araştırılması gereklidir. Bu yeni strateji cari işlemler dengesinin pozitif yönde etkilenmesi için de önemlidir. Öte yandan üretilen ürünlerin teknoloji seviyeleri de önemli bir konu. Bu noktada dünya ticaretinde orta ve ileri teknoloji ürünlerin oranının hızlı artışı dikkate alınması gereken bir husustur. Bu bakımdan, Proje ile odak ürün grupları ve sektörlerin seçilmesi, ÖEB’lerin yer alacağı bölgeler ile ilgili konum analizleri, fayda analizleri, ticari coğrafya etki ve lojistik ağlar analiz edildi. Sayısal verinin yeterli olmadığı noktalarda çalıştay, anket çalışması ve odak grup toplantıları gerçekleştirildi. Analizler sonucunda bölgeyi dünya pazarlarına taşıyacak ve maliyet avantajı sağlayabilecek lojistik iyileştirmeler, ÖEB ile ilgili planlama yapısı, mekânsal uygunluk konularında önemli sonuçlar elde edildi. Bölgenin, dünya ticaretindeki yeri, ekonomik etki sınırları belirlenerek, odaklanılması gereken ürün kalemleri ve sektörlere yönelik öneriler belirlenerek, bu özel kalemlere odaklanacak Özel Ekonomi Bölgeleri’nin ekonomiye olumlu etkisi analizleri de yapıldı. Saha çalışmaları ile ulusal ve uluslararası alanda limanlar, depolar ziyaret edildi. Uzmanlar ile bölgenin avantajları ve dezavantajları değerlendirildi. Yaklaşık 500’ün üzerinde uzman ile görüşme gerçekleştirildi. Bu bağlamda özellikle ticaret koridorunun daha da aktifleşmesi, kamu yatırımlarının rantabl kullanılması konusunda bizlerle paylaşacağınız düşünceler ve vereceğiniz katkılar bizim açımızdan son derece önem arz etmektedir. Sizlerin değerli katkılarıyla tamamlayacağımız proje ile Türkiye; Kuzey-Güney koridorunun ilk ayağı olarak kurgulanan, Bakü-Tiflis-Kars hattı ile bütünleşmesi öngörülen Konya-Karaman-Mersin Ticaret Koridoru için rehber niteliğinde önemli bir raporu inşallah ortaya koymuş olacağız. Bölgemizin rekabet gücünü geliştirmek, bölgenin ekonomik ve sosyal kapasitesini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın refah düzeyini yükseltmek adına yaptığımız her faaliyette ve özellikle de bu projede katkılarını ve desteklerini esirgemeyen başta Kalkınma Bakanlığımız olmak üzere il valilerimize, TÜBİTAK TÜSSİDE’ye ve katkı sunan bütün kurumlara teşekkür ediyor, Konya, Karaman ve Mersin illerimizi yakından ilgilendiren bu çalışmanın hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum.” diye konuştu. Battal; “Bölgesel kalkınma kısa değil, uzun vadeli stratejilerle gerçekleştirilebilecek bir yolculuktur” TÜSSİDE Müdürü Tezer Battal ise bölgenin rüştünü ispat etmiş bir üretim kabiliyetinin bulunduğunu belirtti. Bölgeye uygunluğu teyit edilen sanayi özel ekonomi bölgesi, makine sanayi, tarım makine sanayi üretimi gibi, ulaşım özel ekonomi bölgesi, lokomotif, metro, vagon ve yük konteynerleri, otomobil ve kamyon yedek parçaları ve tarım özel ekonomi bölgesi gibi bölgelerin KOP Bölgesinde kurulması gibi hedeflerin proje sonunda rapora yazıldığını vurgulayan Battal; “Bu bölgelerde hangi ürüne odaklanılması gerektiği, beklenen üretim ve üretim miktarı artışları, yönetim sisteminin buralarda nasıl olacağı, bu saymış olduğum üç ayrı bölgenin hangi lokasyonlarda kurgulanması gerektiği sorularına da raporumuzda yanıtlar verildi. Özel Ekonomi Bölgesi yapılandırmaları, bölgedeki teknoloji ve nitelikli üretimin gelişmesini sağlayacak. Proje kapsamında elde edilen verilerden en çarpıcısı dünya ticaretinin bir dönüşüm içerisinde olduğu ve ileri teknoloji üretiminin bir tercihten öte bir zorunluluk olduğudur. Türkiye’nin ileri teknoloji ihracatı son 15 yılda düşerek yüzde 2,5 ila 3 seviyelerinde. Dolayısıyla bizim topyekûn bir ileri teknoloji üretimine yönelik gayret içerisinde olmamız gerektiğini de rakamlar söylüyor. Özel Ekonomi Bölgelerinin başarılı bir şekilde çalışabilmesi için uzun vadeli bir bakış açısı ile kamu ve özel sektörün birlikte hareket edebiliyor olması gerekiyor. İdeal durumda devlet yönlendirici rolünü üstlenecek özel sektör ise bütünsel bir yaklaşımla hareket edecek. Her şeyi adeta tek bir şirket gibi yönetecek. Toplu satın alma, toplu satış, ortak marka ve ortak servis, ortak lojistik operasyonlar gibi maliyet azaltıcı ve rekabeti artırıcı stratejilerin etkin kullanılması önem arz ediyor. Sonuç olarak bölgesel kalkınma kısa vadeli planlarla değil, uzun vadeli stratejilerle gerçekleştirilebilecek uzun bir yolculuktur” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılar topluca bir aile fotoğrafı çektirirken, çalıştayın öğleden sonraki bölümünde ise proje çalışmaları hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verilerek önerileri not edildi.

Kaynak ; https://www.karamangundem.com/yerel/son ... 02233.html

Cevapla