Diyarbakır - Haberler - Sohbet

faruk gorez

Diyarbakır - Haberler - Sohbet

Mesaj gönderen faruk gorez » 23 Şub 2015 10:45

Diyarbakır Kalesi UNESCO listesine girmeye hazır!
Diyarbakır, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu'nun (UNESCO) "Dünya Kültür Mirası" listesine girmeye hazır. Hevsel Bahçeleri'nin dünya mirası olmasının önündeki engeller bir bir kaldırıldı.

Kentin simgesi olan, üzerindeki yazıtlar, kitabeler ve kabartma figürlerle tanıklık ettiği tarihin izlerini yansıtan, yaklaşık 5 bin 700 metre uzunluğunda, 12 metre yüksekliğinde, 4 metre genişliğindeki surlar ile özgün işlevini binlerce yıldır koruyan Hevsel Bahçeleri'nin dünya mirası olmasının önündeki engeller bir bir kaldırıldı.

Yapı rezerv kararı mahkeme kararıyla kaldırılan alanda 3 HES projesinin iptal edildiği belirtilirken, Kültür ve Turizm Bakanlığınca aslına uygun olmadığı gerekçesiyle surların durdurulan restorasyonu için bilim kurulu oluşturuldu.

Kurul tarafından hazırlanan koruma master planı, bu ay UNESCO'ya sunulacak.

Nihai karar haziranda

Tanıtım çalışmalarına başlanan Diyarbakır'ın, haziran ayında Almanya'nın Bonn kentinde gerçekleştirilecek UNESCO Genel Kurulu'nda verilecek kararla, Dünya Kültür Mirası olarak tescillenmesi bekleniyor.

Diyarbakır Kalesi ve Surları Alan Başkanı Nevin Soyukaya, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Alan Yönetim Birimi ile valilik, kentteki tüm kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütlerinin desteğiyle "Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı" ismiyle hazırlanan dosyanın Kültür ve Turizm Bakanlığı aracılığıyla UNESCO'ya sunulduğunu hatırlattı.

Adaylık sürecinin devam ettiğini belirten Soyukaya, 2000 yılında başlayan ve 3 yıl önce hızlanan süreçte nihai karar için çalışmalarda sona gelindiğini söyledi.

"Diyarbakır kalesi, kalelerin şahı"

"Diyarbakır kalesi, kalelerin şahı. Üstün evrensel değeri çok yüksek. Hevsel Bahçeleri de öyle. İkisi de çok nadir örnekler" diyen Soyukaya, Diyarbakır kalesinin sadece bir savunma yapısı değil aynı zamanda belge yapı niteliğindeki mimari bir şaheser olduğunu vurguladı.

Soyukaya, üzerindeki kitabeler, yazıtlarla surlardan bölgenin tarihinin çok rahatlıkla okunabildiğine, kabartmalardan farklı dönemlerin sanatsal özelliklerinin takip edilebildiğine işaret ederek, şunları dile getirdi:

"Diyarbakır Kalesi, bütün olarak özgünlüğünü koruyarak günümüze gelmiş bir yapı. Hevsel Bahçeleri de doğduğu yerde büyüyerek, yaşayarak gelişen bir kentte binlerce yıldır yaşamını sürdüren, işlevini hiçbir şekilde değiştirmeden devam eden bir öge. Kale ve Hevsel bahçeleri birbirini besleyen ögeler. İkisinin de üstün evrensel değeri yüksek."

"Riskler ortadan kalktı"

Binlerce yıldır yaşamın olduğu kentin özellikle son 30 yıldır meydana gelen göçle baskı altında kaldığını ifade eden Soyukaya, bu baskının surlara, tarihi eserlere ve Dicle Vadisi ile Hevsel bahçelerine de yansıdığını vurguladı.

Soyukaya, bu kapsamda alanın bütünüyle ilgili projelerde de bu süreçte değişikliğe gidildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"Alandaki yapı rezerv kararı mahkeme kararıyla kaldırıldı. Dicle Vadisi Projesi askıya alındı. Bunlar, Hevsel Bahçeleri ve Dicle Vadisi'nin özgünlüğü ve bütünlüğünü tahrip edecek, kırsal peyzajına zarar verecek projelerdi. Bu riskler ortadan kalktı. Vadideki HES projeleri alanın ekosistemini tamamen tahrip edecekti. 2 nolu HES iptal edildi, 1 ve 3 nolu HES'in de iptali için Devlet Su İşleri Müdürlüğünün Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna müracaatı var. Bu HES'lerin de iptal olduğu belirtiliyor."

Alanın bütününe müdahalenin olacağı projelerin uygulanması söz konusu olmayınca noktasal tahriplerin giderilmesi için alan yönetim planının yapıldığını anlatan Soyukaya, bu planda alanın yeniden özgünlüğüne dönmesi ve rehabilitesine yönelik önerilerin yer aldığını belirtti.

Soyukaya, surların restorasyonunda geçmiş yıllarda bazı hatalar yapıldığını, bu hataların devam etmesinin UNESCO için sorun teşkil edeceğini anlatarak, " UNESCO'nun da talebi doğrultusunda ilgili üniversite ve disiplinlerin yer aldığı bir bilim kurulu oluşturuldu. Bu kurul öncelikle surların koruma master planını hazırladı. Böylece surların nasıl korunacağına dair bir yol haritası oluştu. Surlara yönelik belgeleme, projelendirme ve onarım çalışmaları artık bu bilim kurulunun gözetimi ve denetiminde sürecek. Bu sayede risklerin önüne geçilmiş oldu. Bu ay sonunda bu belgeler UNESCO'ya beyan edilerek, risklerin bertaraf edildiği belirtilecek" diye konuştu.

Soyukaya, kentin kültür mirası listesinde yer almasının ciddi bir tanıtım aracı olacağını vurguladı. Nihai kararın bu yıl Almanya'da açıklanacağını hatırlatan Soyukaya, "Haziranda sonuçlanacak UNESCO'dan çok umutluyuz. Diyarbakır dünya insanlık mirası olarak tescillenecek" diye konuştu.

AA
ODI2MTU4Mz-diyarbakir-kalesi-unesco-listesine-girmeye-hazir.jpg
ODI2MTU4Mz-diyarbakir-kalesi-unesco-listesine-girmeye-hazir.jpg (107.02 KiB) 790 kere görüntülendi

faruk gorez

Re: DİYARBAKIR TARİHİ-KÜLTÜREL MİRAS PROJELERİ ve ÇALIŞMALARI

Mesaj gönderen faruk gorez » 26 Şub 2015 21:58

TESCİLLİ KÜLTÜR VARLIKLARI Sayfayı Yazdır Geri Dön
ESER
ÖRNEKLER
SAYISI
CAMİ, TÜRBE, MESCİT
Ulu Camii, Hz Süleyman, Behram Paşa, Fatih Paşa Camileri…
95
KİLİSE
Meryem Ana, Surp Sarkis Gregorian Kiliseleri…
23
HAN-KERVANSARAY
Hasanpaşa Hanı,çifte Han (Borsa Han), Sülüklü Han, Deliller Hanı
10
HAMAM
Paşa, Çardaklı, Deva, Vahap Ağa Hamamları…
18
MEDRESE
Mesudiye, Zinciriye, Hani Hatuniye, Ali Paşa Medreseleri…
5
ÇARŞI
Kuyumcular Çarşısı, Buğday Pazarı,
3
KALE
Diyarbakır Kalesi, Asur Kalesi, Silvan Kalesi…
14
KÖPRÜ
On Gözlü, Malabadi, Haburman Köprüleri…
29
MAĞARA
Hilar, Hasuni, Bırkleyn Mağaraları…
9
ARKEOLOJİK SİTLER (HÖYÜK, YERLEŞİM YERL. SARNIÇ)
Amida, Körtik Tepe, Ziyarettepe Höyükleri…
280
KONUT ve KÖŞKLER
İskender Paşa, behram Paşa, Cahit Sıtkı Tarancı, Gazi Köşkü, Erdebil Köşkü, Pamuk Köşkü
495
ÇEŞME-KAPLICA
Hatun Kasta, Kurdoğlu, İskender Paşa Çeşmeleri, Çermik Kaplıcaları…
65
İDARİ YAPI
Eski Tekel Binası, Valilik Binası…
81
DİĞER YAPILAR
Yıkılan ve Niteliği belli olmayan…
19
TOPLAM

1.146
http://www.diyarbakir.gov.tr/Content.ph ... VARLIKLARI

faruk gorez

Re: DİYARBAKIR TARİHİ-KÜLTÜREL MİRAS PROJELERİ ve ÇALIŞMALARI

Mesaj gönderen faruk gorez » 26 Şub 2015 22:02

Hz.Ömer Camii
Hz.Ömer Camii
Cami Mardin Kapısı’nın iki girişi kapatılarak oluşturulmuştur. Halk arasında Hz.Ömer Camisi olarak tanınan bu caminin kitabesinde, Mescid-i Şeddad ismine rastlanmış oluşundan ötürü de camiye Ömer Şeddad ismi verilmiştir. Caminin kitabesinden İnaloğulları zamanında, 1150-1151 yılında yapıldığı bilinmektedir. Mardin Kapısı’nın girişlerinin camiye çevrilmesi ile oluşturulan yapıya üç kapıdan girilmektedir. Caminin plan düzeni ince uzun dikdörtgen şeklinde olup, Osmanlı mimarisindeki herhangi bir cami tipi içerisine de girmemektedir. Enlemesine dikdörtgen plan tipine sahip cami üç bölümden oluşmaktadır. Konumundan dolayı düzensiz bir mimari yansıtmaktadır.
http://www.diyarbakirkulturturizm.org/Y ... -Camii/175

faruk gorez

Re: DİYARBAKIR TARİHİ-KÜLTÜREL MİRAS PROJELERİ ve ÇALIŞMALARI

Mesaj gönderen faruk gorez » 26 Şub 2015 22:03

Ulu Camii
Ulu Camii
Şehirde bulunan tarihi camiler içinde en büyüğü ve en ünlüsü olan Ulu Cami, Anadolu’nun en eski camilerindendir. Yapı 639 yılında Hz.Ömer Döneminde şehrin merkezindeki en büyük mabed olan Martoma Kilisesinin bulunduğu alana inşa edilmiştir. Daha sonra 1091 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah’ın buyruğu ile büyük bir onarım gördüğünü, değişik dönemlerde birçok kez onarım ve eklentilerle bugünkü şeklini aldığını kitabelerinden öğrenmekteyiz. Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah, İnal ve Nisanoğulları, Anadolu Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev, Artuklular, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ve Osmanlı padişahlarından birçoğuna ait kitabeler caminin muhtelif yerlerinde görülmektedir. Erken İslam döneminin ünlü Şam Emeviye Cami’nin Anadolu’ya yansıması olarak yorumlanan Diyarbakır Ulu Camii, İslam âleminin 5. Harem-i Şerifi olarak kabul edilmektedir. Ulu Cami’nin avlu cephelerinde farklı dönemlere ait mimari bezemeler, kabartma ve yazıtlar büyük bir uyum içerisinde yerleştirilmiştir. Tarihin her döneminde ibadet merkezi olarak kullanılan tarihi ulu cami Diyarbakır’daki en büyük yapılar topluluğudur. İki camisi (Hanefiler ve Şafiler Bölümü), iki medresesi (Mesudiye ve Zinciriye), doğu-batı maksuresi, minaresi, abdesthane kısımlarından oluşmakta ve bütün bu külliyenin ortasında büyük dikdörtgenbir avlu bulunmaktadır. Camiye giriş üç ayrı yerden sağlanır. Doğuda olan kapı ana (taç) kapıdır. Ana giriş kapısının iki köşesinde aslanla boğa mücadelesinisimgeleyen ve simetrik olarak işlenmişkabartma bir figür bulunmaktadır. İki hayvanınmücadelesini konu alan ana giriş kapısı oldukçageniş açıklıklı bir kemer şeklinde avluya açılmaktadır.Cami dikdörtgen şeklinde planlanmış veçok sütunludur. Avlu içerisinde yer alan sekizgenplanlı şadırvan, sekiz adet sütun üzerine oturtulmuştur.800 yıldan fazla bir geçmişi olan güneşsaati avlu içerisinde yer almaktadır. Bir metre kadar yükseklikteki yuvarlak bir mermer üzerineyerleştirilen metal parçasının, güneşin hareketiylebirlikte çevresinde dönen gölge marifetiyle zamanı göstermektedir. Başlıklı bir adet sütun üzerine yerleştirilmiş güneş saati, güneşin hareketlerine göre zamanı göstermektedir. Sibernetiğin babası olarak kabul edilen ünlü bilgin El-Cezeri’nin yaptığı güneş saatinin, caminin dışındaki meydanda bulunduğu ancak 1920’lerde şimdiki yerine getirildiği bilinmektedir. Diyarbakır’a gelen yerli veyabancı turistlerin ilgi odağı olan yer yer çatlayan güneş saatinin, daha fazla yıpranmaması için çevresine demirden korunak yapılmıştır.
http://www.diyarbakirkulturturizm.org/Y ... -Camii/174

faruk gorez

Re: DİYARBAKIR TARİHİ-KÜLTÜREL MİRAS PROJELERİ ve ÇALIŞMALARI

Mesaj gönderen faruk gorez » 26 Şub 2015 22:03

Şeyh Yusuf Camii
Şeyh Yusuf Camii
Halk arasında Tabakhane Cami olarak bilinen Şeyh Yusuf Camisi’nin Kavvasoğlu Hacı ahmed tarafından yaptırıldığı vakfiyesinden anlaşılmaktadır. Cami avlusunda Şeyh Yusuf Hemedani’nin olduğu söylenen bir türbeden ötürü de camiye onun ismi verilmiştir. Caminin mimari üslubu XVI. yüzyılda yapıldığına işaret etmektedir. Cami siyah kesme taştan son derece sade yapılmış, tek katlı oldukça küçük bir yapıdır. Plan olarak tam bir düzen göstermemektedir. Caminin doğu ve batısından geçen sokaklardan ötürü ibadet mekanı ile son cemaat yerinin dikdörtgen hatları bozulmuş, mihrap tarafı girişe göre daralmıştır. İbadet mekanının üzerini düz tavanı desteklemektedir. Mihrap dışarıya doğru dikdörtgen şekilde taşkındır. Bunun iki tarafında dikdörtgen üç küçük pencere bulunmaktadır. Mihrap ve minberi herhangi bir özellik taşımamaktadır.
http://www.diyarbakirkulturturizm.org/Y ... -Camii/174

faruk gorez

Re: DİYARBAKIR TARİHİ-KÜLTÜREL MİRAS PROJELERİ ve ÇALIŞMALARI

Mesaj gönderen faruk gorez » 26 Şub 2015 22:04

Şeyh Mattar ( Şeyh Mutahhar) Camii
Şeyh Mattar ( Şeyh Mutahhar) Camii
Akkoyunlular döneminde 1500 yılında Sultan Kasım tarafından yaptırılan cami daha çok minaresiyle ün yapmıştır. Cami, kare planlı tek kubbelidir. Camide, yanlarda üçer, kuzey ve güneyde ikişer penceresi olup tümünün iç ve dışında kemerle kapanan girintileri vardır. Minare yekpare taş sütun üzerinde dört köşeli olarak inşa edilmiştir. Bu inanışa göre yedi defa sütunların altından geçenin dileği kabul edilir. Yapı dört ayaklı minaresi ile Anadolu’nun tek minare örneğidir. Bu minarenin dört ayağı 4 İslam mezhebini simgelemektedir
http://www.diyarbakirkulturturizm.org/Y ... -Camii/172


faruk gorez

Re: DİYARBAKIR TARİHİ-KÜLTÜREL MİRAS PROJELERİ ve ÇALIŞMALARI

Mesaj gönderen faruk gorez » 26 Şub 2015 22:05

Safa (Parlı) Camii
Safa (Parlı) Camii
15. yy da inşaa edilen ünlü Parlı Safa Camii kendisinden çok minaresiyle ün yapmıştır. Caminin hemen yanında yer alan bol bezemeli minare, gösterişiyle camiyi geri planda bırakmıştır. Kareplanlı tek kubbeli olarak inşa edilmiş olan caminin ibadet mekânı iki ayak ve duvar uzantıları üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe dışarıdan yüksek bir kasnak üzerine oturtulmuş ve üzeri konik çatı ile örtülüdür. İbadet mekânının duvarları çinilerle kaplıdır. Bu çiniler sekizgen ve üçgen şekillerde olup, değişik renklerle daha da zengin bir görünüm göstermektedir. Yapının önünde dört sütundan oluşan beş bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinin kubbeleri dışarıdan gizlenmiştir. Giriş kapısı dışarıya doğru çıkıntı yapmakta olup, üzerine onarım kitabesi yerleştirilmiştir. Bu kitabenin altında, kapının da üzerinde kalan boşluğa sivri kemerli bir pencere açılmıştır. Burada dikkati çeken bir nokta da son cemaat yerinin kemerleri arasına, sütunların üst kısmına çeşitli şekillerde madalyonların yerleştirilmiş oluşudur. Yapının ünlü minaresi eski dönemlerde özel bir kumaşla örtülür sadece cuma günleri açılırmış. Caminin inşasında kullanılan malzemeler içerisine karıştırılan bir bitkiden dolayı çıkan mistik kokudan dolayı camiye “Parlı” yani “Kokulu” cami de denilmektedir. Caminin sağında yer alan minaresi taş işçiliği yönünden oldukça ilgi çekicidir. Kaideden başlamak üzere külahına kadar kufi ve nesih yazılar, değişik biçim ve desenlerle bezelidir. Minaresindeki işlemelerden ötürü Anadolu’nun en zarif ve en görkemli minaresine sahip bir camiidir.
http://www.diyarbakirkulturturizm.org/Y ... Camii-/170

faruk gorez

Re: DİYARBAKIR TARİHİ-KÜLTÜREL MİRAS PROJELERİ ve ÇALIŞMALARI

Mesaj gönderen faruk gorez » 26 Şub 2015 22:05

Nebi Camii
Nebi Camii
Akkoyunlu eseri olup, 15. Yüzyıldan kalma taşla örtülü tek kubbeli bir camiidir. Minaresinde ve caminin değişik yerlerinde Peygamber Efendimizin hadislerinin çokluğundan dolayı Nebi veya Peygamber Camii adıyla anılmaktadır. Kaynaklara göre yapı ilk yapıldığı dönemlerde çok geniş bir alan üzerine yayılmış bir halde üç bina şeklinde Şafiler kısmı, Hanefiler kısmı ve medrese olarak inşa edilmiştir. Günümüzde ise Şafiler bölümü ve medresenin bir kısmı mevcuttur. Hanefiler kısmı Şafiiler bölümünün doğusunda yer almakta ve enine dikdörtgen planlı, dört sahınlı, ayaklı ve kemerli bir plan şemasına sahipken 1927 yılında çökmeye başlamıştır. Birinci dünya savaşında askeri işgal altında tahrip edilen Hanefiler kısmı 1955 yılında Gazi Caddesi batı yönde genişletilirken üzerinden yol geçmesi için belediye tarafından minaresiyle birlikte yıktırılmıştır. Şafiler kısmı plan ve mimari açıdan enine dikdörtgen planlı ve kubbeyle örtülmüştür. Caminin mihrabı zengin çinilerle bezenmiş, beyaz taştan yapılmış ve çiniler üzerinde geometrik bordürler bulunmaktadır. Caminin minaresi dört köşe ve süslü kitabelerle çevrilidir. 1530 yılında Hacı Hüseyin adlı bir kasap tarafından yaptırılan minaresi 1960 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yeri değiştirilerek onarılmıştır.
http://www.diyarbakirkulturturizm.org/Y ... -Camii/155

faruk gorez

Re: DİYARBAKIR TARİHİ-KÜLTÜREL MİRAS PROJELERİ ve ÇALIŞMALARI

Mesaj gönderen faruk gorez » 26 Şub 2015 22:06

Nasuh Paşa Camii
Nasuh Paşa Camii
1606-1611 yılları arasında dönemin Diyarbakır Valisi Nasuh Paşa tarafından eşi Servinaz Hanıma adına yaptırılmıştır. Mimarı belli olmayan yapı İç kale yönünden Fatih paşa Mahallesine giden yoldadır. İlk şeklinin siyah kesme taşlardan yapılmış olduğu bilinen yapı çeşitli devirlerde özensiz şekilde onarılmıştır. Yapının avlusuna üstü kemerle örtülen süssüz, girintili taç kapıdan girilir. Yapını harimi hafif çarpık kareye yakındır. Harimde dört sütunla taşınan bir kubbe yer alır. Caminin içi bezemeden yoksun, basit görünümlüdür. Yapının kare kaide üzerine silindirik gövdeli olarak yapılan minaresinin üst kısmı 1819 yılında yaşanan ayaklanma sırasında İç kaleden atılan top mermilerden birinin isabetiyle yıkılmıştır. 1972 de aslına uygun olarak onarılmıştır. Nasuh Paşa Camii

http://www.diyarbakirkulturturizm.org/Y ... -Camii/154

Cevapla