Çevre ve Şehircilik Haberleri

Özel projeler,karma projeler,inşaat-emlak güncellemeleri..
faruk gorez

Çevre ve Şehircilik Haberleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 29 Ara 2014 15:04

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2015 yılında da kentsel dönüşüme ağırlık verecek. 1 milyar liranın üzerinde kaynak aktarıldığı dönüşüm sürecinde, çevre kirliliğinin önlenmesi ve tapu hizmetleri de öncelikli olacak.

2015'te de kentsel dönüşüme ağırlık vereceğiz!


ÇEVRE ve Şehircilik Bakanlığı, kentsel dönüşüm kapsamında kira ve finansman desteğini 2015 yılında da sürdürecek. Bugüne kadar riskli alan içerisinde yer alan 10 bin 212 adet hak sahibine kira yardımı olarak kullanılmak üzere dokuz belediyeye toplamda 64 milyon TL yardım yapıldığını belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Idris Güllüce "Riskli yapılarda 74 bin 568 adet hak sahibine yaklaşık 183 milyon TL kira yardımı yapılmıştır. 2 bin 49-3 adet hak sahibinin 4 bin 273 adet olmak üzere yaklaşık 337 milyon TL faiz destekli kredisine, Bakanlık taralından toplamda yaklaşık 2.5 milyon TL faiz desteği sağlanmıştır. Kentsel dönüşüm için bu güne kadar 1 milyar TL'yi aşkın kaynak kullanılmıştır" dedi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Idris Güllüce, 2015 ve 2023 hedeflerini anlattı: "Kentsel dönüşüm hamlesi ile ülke genelinde yıpranmış kent alanlarını temel planlama ilkeleri doğrultusunda kapsamlı şekilde yeniden ele alarak yaşanabilir hale dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Şu ana kadar dönüşümü başlatılan alanlarda yaşayan 1 milyondan fazla insanımızın can güvenliğini teminat altına aldık. Hedefimiz 2023 yılında toplam 6.5 milyon bağımsız bilimin dönüşümünü tamamlamak. Bu hedef doğrultusunda bugün itibariyle dönüşüm çalışmaları devam eden 562 bin 456 adet bağımsız birim ve 2015 yılında dönüşümü hedeflenen 200 bin adet bağımsız bilim olmak üzere yaklaşık 800 bin adet bağımsız bilimin dönüşümünü gerçekleştireceğiz. Sürdürülebilir kalkınma temelinde, koruma ve kullanma dengesini gözeterek çevrenin koıunması, iyileştirilmesi ve çevre kirliliğinin önlenmesi gayesiyle çalışmalarımız devam ediyor. Bu kapsamda, su kirliliğinin önlenmesi amacıyla 2002 yılında belediye nüfusunun yüzde 35'ine atık su arıtma hizmeti verilirken, Bakanlığımızca yapılan çalışmalar neticesinde 2014 yılında bu oran yüzde 77'ye ulaştı. 2017 sonunda ise bu oranın yüzde 85'e çıkarılması hedefleniyor. Ülkemizde 2002 yılında 145 atıksu antma tesisi bulunmakta iken, 2014 yılı itibariyle bu sayı 563'e yükseldi.

HAVA KİRLİLİĞİ AZALTILACAK
Bakanlığımızca hava kirliliğinin azaltılması için önlem alması gereken 64 il belirlenmiş olup, fi müdürlüklerince temiz hava eylem planlan oluşturulması istenmiştir. Temiz hava eylem planı hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik yakıt değişikliği, yakma kazan veriminin arttırılması, trafikte toplu taşımanın teşvik edilmesi gibi çeşitli önlemlerin eylem olarak uygulanma takvimini içeren ve yerel yönetimlerce onaylanan rapor. Şu ana kadar 31 ilden gelen planlar değerlendirildi. En önemli çevre sorunlarından biri de temel insan gereksinimlerden ve üretimden kaynaklanan atıklar. Bu bağlamda Bakanlığımızca mahalli idare birlikleri vasıtası ile bölgesel bazda en geniş yerleşme alanının faydalanabileceği Katı Atık Bertaraf Tesisleri'nin hayata geçirilmesi, katı atık meselesinin çözümünde en önemli husus olarak görülmektedir. Bu noktadan hareketle birlik oluşturan belediyelere öncelikle destek verilmekte. Bu çerçevede, ülke genelinde mevcut 77 adet katı atık düzenli depolama tesisi ile yaklaşık bin 56 belediyede 47,1 milyonluk nüfusa hizmet veriliyor. 2023 yılında tüm vatandaşlarımıza düzenli katı atık depolama hizmeti verilmesi hedefleniyor."

40 BİN KİLOMETREDE ORTOFOTO ÜRETİMİ

''BAKANLIĞIMIZCA gerçekleştirilen Ortofoto projesi ülkemizde bir ilk olma özelliğinin yanında, dünyada da sayılı projeler arasında yer alıyor. Proje kapsamına alman 40 büı kilometre alanda, kentlerin yerleşim ve gelişme alanlarını kapsayacak şekilde, kıyı bölgelerinde, sosyal, kültürel, sanayi ve turizm alanlarında, il, ilçe ve beldelerde yüksek çözünürlüklü ortofoto üretimi yapılmakta. Maliyet kazancının yanı sıra, kısa sürede tamamlanması diğer tüm projelerdeki süreçleri de etkileyecek ve kentsel alanlardaki tüm çevre projeleri, uygulama projeleri ve planlama çalışmalarında hemen kullanılacak. Doğal afetler sonrasında kısa sürede hasar tespiti yapılabilecek, anında müdahale edilmesi için gerekli organizasyonun düzenlenmesi amacı ile koordinasyon çalışmaları yapılabilecek."

TAPUDA ONLINE HİZMET
"2000 yılında işletime alınan TAKBİS projesi 2013 yılı itibariyle ülkemizdeki tüm tapu müdürlüklerinin verileri dijital ortama aktarılmış ve tapu müdürlüklerinin tamamı online hizmet vermeye başlamıştır. Ayrıca, gayrimenkulün bulunduğu il dışında da tapu işlemlerinin yapılabilmesi ile ilgili 2012 yılında başlayan pilot çalışmalar, 2014 itibariyle yurt geneline yaygınlaştırıldı. Bunun yam sıra yurt dışında tapu ve kadastro hizmetlerinin verilmesi kapsamında Berlin Başkonsolosluğumda pilot çalışmanın ilk 6 aylık dönemi 3 Nisan-3 Ekim 2014 tarihleri arasında tamamlandı, ikinci 6 aylık dönemde de çalışmalara devam edilecek. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ve yabancılar tarafından tapu ve kadastro hizmetlerinin yurtdışında sunulması beğeniyle karşılandı."

Star

faruk gorez

Re: Çevre ve Şehircilik Haberleri - Projeleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 29 Ara 2014 16:14

İdris Güllüce: İnşaat sektörü tamamen kayıt altına alındı!
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, tüm sistemin kayıt altına alınması ve belgelendirilmesi konusuna verilen önemin, sektörde yetkinliğin sağlanmasına yönelik önemli adımların atılmasını gerektirdiğini vurguladı.

l

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin talimatı doğrultusunda müteahhitlik sektörünün bilgi, beceri, teknoloji, kurumsallaşma ve yüksek verimlilik ekseni üzerinde gelişebilmesi amacıyla yeni düzenlemeler yapılıyor.

Bakan Güllüce: “Sürdürülebilir gelişmeyi güvence altına almak ve sektörü insanlarımıza daha yüksek yaşam kalitesi sunacak bir yapıya kavuşturmak amacıyla, Bakanlığımızca başlatılan Yetki Belgesi Numarası uygulaması ile bugüne kadar yaklaşık 307 bin Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesi verildi ”dedi. Bakan Güllüce: “E-devlet portalında yer alan ve nüfus vatandaşlık sistemi ile entegre olan Yapı Müteahhitleri Bilişim Sistemi (YAMBİS) ile yetki belgesi numarası olmayan tüzel veya gerçek kişinin yapı ruhsatı alması tamamen engellenmiş oldu” diye konuştu.

Hatada ısrarcı olan müteahhitlerin belirli süreler ile hizmet yapması engellenecek

Son olarak Yetki Belgesi Numarası uygulamasının bir başka adımı olarak “Yapı Müteahhitlerinin etki Belgesi Numaralarının İptal Edilmesi İle Şantiye Şefleri Hakkında Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul Ve Esaslara Dair Tebliğ” 27 Aralık 2014 tarihli ve 29218 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlandı. Tebliğ, hata yapan ve hatasını düzeltmekten imtina eden müteahhitlerin belirli sürelerle müteahhitlik hizmeti yapmasını engelliyor.

Yapılan hatalar can güvenliğini tehdit ediyorsa cezalar artacak

Bu çerçevede projesine aykırı imalat yapan müteahhitler bu aykırılıkları gidermediği müddetçe yetki numarasını kullanamayacak, yapılan hatalar can güvenliğini tehdit ediyorsa cezalar ağırlaştıracak.
Ruhsat düzenleyen idareler, uyguladıkları imar cezalarına bağlı olarak hata yapan müteahhitleri yayımlanan tebliğde yer aldığı şekli ile Bakanlığa bildirecekler. Bakanlık müteahhitlerin kayıt altına alındığı YAMBİS üzerinden bu müteahhitlerin yeni iş almalarını engelleyecek. Yapı Müteahhidinin vergi borcu nedeniyle iskan ruhsatı alınamayan binalarda, İmar Kanunu gereği idareler vatandaşı mağduriyetini gidermek için iskan ruhsatını düzenlemekle birlikte, mağduriyete neden olan yapı müteahhitini Bakanlığa bildirecek. Bu müteahhitler de aynı şekilde engellenecek.

Yapılan düzenleme ile sadece yapılar değil vatandaşın hakkı da korunacak

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce: “Uygulama ile uzun süreden beri müteahhitlik derneklerinin de gündeme taşıdığı önemli bir düzenleme hayata geçirilmiş; sadece yapılar değil, zamanlar, mekanlar ve insanlar arasında ilişkiler inşa eden bir meslek grubunun hakları kadar vatandaşın hakları da korunmuş olacak” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yapı müteahhitlerinin uluslararası alanda hak ettiği saygınlığı ve niteliği haiz olmaları için gereken yasal düzenlemelere devam ederek, çalışma usul esasları, yetkileri ve uzmanlık alanlarına göre bir tanımlama çalışmalarını da sürdürmeyi hedefliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

faruk gorez

Re: Çevre ve Şehircilik Haberleri - Projeleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 03 Oca 2015 12:20

İdris Güllüce: 2014 çevre yılı oldu!

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, "Kentsel dönüşüm çok popüler ve çok konuşulan bir şey ama aslında 2014 çevre yılımız oldu. Fazla aktarılmadığı için belki sokakta böyle bilinmiyor. Hem şehirciliği hem de çevreyi paralel götürüyoruz" dedi.

Güllüce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlık olarak 2014 yılında yürüttükleri çalışmaları değerlendirdi.

Kentsel dönüşüm çalışmalarının vatandaşların rızasıyla yürütüldüğünü anımsatan Güllüce, 2 seçim sürecinin yaşanmasına rağmen geçen yılki faaliyetlerin beklentilerinin üzerinde gerçekleştiğini, tahminlerinin aşıldığını dile getirdi.

Güllüce, kentsel dönüşüm çalışmalarının 2015'te hem hızlanacağını ve hem de daha da artacağını düşündüğünü vurguladı.

Geçen yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na katıldıklarını hatırlatan Güllüce, şöyle devam etti:

"Çevre konusunda çok çok önemli işler yaptık. ÇED Yönetmeliğini değiştirdik. ÇED Yönetmeliği ile Avrupa Birliğine uyumu sağladık. Sınırı aşan sular dışında biz Avrupa Birliği ile ÇED Yönetmeliği'nde tamamen uyumu sağlamış olduk. ÇED Yönetmeliği'nin değiştirilmesi konusunda okumadan, bakmadan, incelemeden eleştirenler oldu. İyi okunursa takdir edilecek bir hale getirdik. İşi hızlandırdık. Yüzlerce onlarca evrak talep edilirken, çok az evrakla daha hızlı ÇED verir hale geldik. Daha teknik bir ÇED verir hale geldik. Avrupa Birliği normlarında bir duruma geldik."

-"2014, çevre noktasında başarılı bir yıl"

Güllüce, önceki bakanların da çevre konusunda gayretleri bulunduğuna dikkat çekerek, kendisinin de bunun devamını sağladığını anlattı.

"Kentsel dönüşüm çok popüler ve çok konuşulan bir şey ama aslında 2014 çevre yılımız oldu" diyen Güllüce, "Fazla aktarılmadığı için belki sokakta böyle bilinmiyor. Hem şehirciliği hem de çevreyi paralel götürüyoruz. Çevre noktasında dünyada iddialı olmaya doğru gidiyoruz" şeklinde konuştu.

Güllüce, bakanlığının çalışmaları hakkında bilgi vererek, şunları söyledi:

"Arıtma tesislerini çoğaltık. Mavi bayraklı plaj sayısı çok büyük bir rakama ulaştı. Bu alanda dünya üçüncüsü olduk. Klora flora gazının tüketilmesinin durdurulmasından dolayı Birleşmiş Milletlerden ödül aldık, tebrik aldık. O bakımdan 2014, çevre noktasında bakanlığımızın çok başarılı bir yılı oldu. Benden önce bakanlık yapmış arkadaşlarımın altyapılarının da bunda çok büyük emeği var."

-2015 hedefleri

Bazı arıtma tesislerinin denetimini on-line gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Güllüce, yeni yıl içerisinde hepsinin bu şekilde yapılması için çalışacaklarını anlattı.

Güllüce, gürültü kirliliği haritası çalışmalarının 2015'te tamamlanacağına işaret ederek, 397 mavi bayraklı plaj sayısını daha da yükseltmeyi, atık su arıtmalarına yönelik teşvikleri de artırmayı planladıklarını sözlerine ekledi.

AA

faruk gorez

Re: Çevre ve Şehircilik Haberleri - Projeleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 03 Oca 2015 14:01

Kentsel dönüşümdeki parseller sertifikalandırılacak!

Türkiye ‘inşaat odaklı büyüme’ konusunda bir basamak daha atlayarak ‘imar borsası’ devrine geçiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yasa taslağına göre kentsel dönüşüm alanındaki parseller sertifikalandırılacak.




İmar Hakkı Transferi (İHT) sistemi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan 67 maddelik yeni “torba” yasa taslağı ile yeniden gündeme geldi. Yasa taslağında 3194 sayılı İmar Kanunu’nun
13. maddesi, 4. madde ile yeniden düzenleniyor. Taslağın hayata geçmesiyle kurulacak “imar borsası” ile yoksullar kent dışına itilirken büyük inşaat şirketleri kârına kâr katacak. İHT sistemi sadece kentsel dönüşüm süreçleri için değil, aynı zamanda HES projeleri ya da meraların özelleştirilmesi gibi alanlarda da uygulanabilecek.

New York Üniversitesi’nden Dr. Ümit Akçay’ın verdiği bilgiye göre kentsel dönüşüm alanındaki parsel sahibi, İHT modelinden yararlanmak istediğinde kendisine imar hakkına dayalı bir sertifika verilecek. Parsel sahibi bu sertifikayı isterse hemen bunu almak isteyenlere satarak bu hakkını paraya çevirebilecek. İsterse elinde tutarak değerlenmesini bekleyebilecek, hatta miras bırakabilecek. İsterse de bu sertifikaların alım-satımının gerçekleşmesi için kurulacak olan emlak borsasına yatırarak işlem görmesini sağlayabilecek.


İnşaat odaklı birikim hızlanacak

İHT sisteminin, tam da Türkiye’de “inşaat odaklı birikim” sürecinde bazı tıkanıklıklar yaşandığı bir dönemde devreye sokulduğuna işaret eden Akçay, “Bu yeni modelin en önemli sonuçlarından biri de Türkiye’de finans sektörüyle inşaat sektörü arasındaki bütünleşmenin hızlanması olacak. 6.5 milyon konutu içeren dev bir kentsel dönüşüm projesinden bahsettiğimize göre, sertifikaların yani yeni bir tür türev ürünün işlem göreceği yeni bir borsanın kurulması finans sektörü için yeni bir pazar anlamına gelecek. Bu da işler iyi gittiğinde hem konut yapımının hızlanması hem de finansal kârların artması demek. Ancak bu bütünleşme, inşaat sektöründe herhangi bir sebeple başlayabilecek olan
bir olumsuzluğun hızla finans alanına atlamasını da kolaylaştırabilir” dedi.

Kamulaştırma değil rantlaştırma

Dr. Akçay’ın verdiği bilgiye göre taslak, kentsel dönüşüm alanlarında ya da ‘Kanal İstanbul ’ gibi mega projelerde karşılaşılan sorunların aşılması için, bu alandaki gayrimenkullerin kamulaştırılmasını
öngörüyor. Ancak kamulaştırma karşılığında bu gayrimenkuller sertifikalandırılarak menkulleştirilecek. Burada kamulaştırma, finansallaşmanın derinleştirilmesini teşvik eden bir uygulama olarak yeniden tanımlanıyor. Bu kamulaştırmanın, kamu yararına yapılan bir uygulamadan çok piyasa yararına yeniden tanımlanması anlamına geliyor. Akçay “Bu yeni uygulamanın en temel sorunu, insanları piyasa güçleri karşısında savunmasız bırakması ve kişilerin kaderini piyasanın kaderine bağlamasıdır” dedi.

Dünyada İHT ile ilgili farklı uygulamaların olduğunu söyleyen Ümit Akçay “ABD’de bazı eyaletlerde İHT sistemi koruma alanlarında kalan mülklerin transferi gibi doğal, arkeolojik ya da tarihi önemi olan alanların düzenlenmesinde kullanılırken New York’ta kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde uygulandı. Hindistan’daki Bombay kentsel düzenleme çalışmalarında da bu sistemin kullanıldığını görüyoruz. Ancak tek tip bir modelden söz etmek zor. Söyleyebileceğimiz, İHT sisteminin, piyasa temelli kentsel dönüşüm projelerinde kullanılmasının genellikle ev sahipleri açısından olumsuz sonuçlar doğurduğu ve özellikle de yoksulların kent mekânının kıyısına itilmeleriyle sonuçlandığı” diye konuştu.

Kazanan dev şirketler

Eğer taslak hayata geçerse bu sertifikaların işlem göreceği bir emlak borsası kurulması öngörülüyor. Bu tip bir borsa kurulduğunda, nasıl ki Borsa İstanbul’a belli başlı büyük yerli ve yabancı yatırımcılar yön veriyorsa, emlak borsasına da büyük emlak şirketleri yön verecek. İmar hakkı sertifikasını borsaya yatıran bir yurttaş için, büyük oyuncular arasında eriyip gitme, sertifikasının değerinin sürekli dalgalanması gibi riskler ortaya çıkacak. Dolayısıyla bu süreçte kazananın büyük inşaat firmaları, kaybedenin de evlerine sertifika karşılığında el konan yurttaşlar olacağını öngörebiliriz.


Cumhuriyet

faruk gorez

Re: Çevre ve Şehircilik Haberleri - Projeleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 11 Oca 2015 09:39

http://emlakkulisi.com/koylerde-insaatl ... ldi/332170

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanlığı 2007 yılında çıkarılan İskan Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nde altıncı kez değişiklik yaptı. Resmi Gazete’de dün yayınlanarak yürürlüğe giren yeni düzenlemeye göre köylerde devlet eliyle yapılaşmanın önü açılacak. Yapılan düzenlemede “Merkezî yerleşimi geliştirmek amacıyla nakil, toplulaştırma veya kanun kapsamında yapılacak köy gelişme alanı uygulamalarında, en az on ailenin kabul ve taahhüt etmesi şartıyla konut, tarım işletmesi binası, diğer bina ve tesisler Devlet eliyle ihaleli olarak yaptırılarak borçlandırılabilirler” denildi. Daha önceki İskan Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nde 30 ve daha fazla ailenin onayıyla konut ve tesis yapılabiliyordu. Bu rakam yeni düzenlemeyle 10’a düştü.

İSKANLI KONUTUN ÖNÜ AÇILDI
Yapılan değişiklikle köylerde iskanlı konutların önünün açıldığını belirten Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, “Köylerde zaten konut yapılıyor. Şimdi bunlar iskanlı olacak. Böylece bağımsız birimler değerlendirilecek. Yani evler, tesisler satılacak, kiraya verilecek. 3-4 katlı ya da daha yüksek yapılar da söz konusu olabilir. Yatırımlar devlet eliyle olacağı için devletin belirlediği planlar geçerli olacak” dedi.

DEĞERLİ KÖYLER NE OLACAK
Köy kelimesinin şehirler için de geçerli olduğuna dikkat çeken Kiraz, “İstanbul’da da hala köy olarak geçen çok değerli yerleşim birimleri var. Yapılaşmanın olmadığı yerler bu kanunu kullanılarak inşaata açılabilir. Şimdi 10 aile isterse bu alanda konut, tesis yapılacak. Devlet ihale edecek, köylü devlete borçlanacak. Burada risk şu; özel sektörden bir yatırımcı 10 aile ile anlaşıp, borcunu ödemeyi taahhüt edip sürece dahil olabilir” diye konuştu.

Erdinç Çelikkan & Güslitan Alagöz-Hürriyet

faruk gorez

Re: Çevre ve Şehircilik Haberleri - Projeleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 11 Oca 2015 09:43

http://emlakkulisi.com/2014te-130-bin-b ... ndu/332175

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, kentsel dönüşüme 2014 yılında 79 bin başvuru olduğunu ve bu kapsamda da 250 milyon liranın üzerinde kira yardımı yapıldığını bildirdi.

2014 yılında yaklaşık 130 bin adet birimin risk tespitinin yapıldığını belirterek, risk tespiti yapılan binalardan yaklaşık 12 bin 500’ünün yıkıldığını vurgulayan Bakan Güllüce, 2014 içinde idarelere toplamda 40 proje için 110 milyon lira kaynak aktarıldığını kaydetti. Bugüne dek toplam 152 riskli alanın Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edildiği bilgisini veren Güllüce, “Bu alanlarda 392 bin adet bağımsız birim bulunmakta ve yaklaşık 1 milyon 100 bin kişiyi kapsıyor. Bunun dışında riskli alan ilan edilmek üzere dosyası hazırlanan ve bakanlığımızda inceleme aşamasında olan 172 alan var” dedi. Güllüce, kentsel dönüşümde belediyelere büyük sorumluluk düştüğüne dikkat çekti.

Hürriyet

faruk gorez

Bina yıkımına kural geliyor!

Mesaj gönderen faruk gorez » 11 Oca 2015 14:00

Yıkım sektörü, kentsel dönüşümle büyüyor. İstanbul , Ankara ve İzmir başta olmak üzere çok sayıda ilde yıkımlar yapılıyor. Ne var ki yıkımlar kişi ya da kurumların inisiyatifinde ilerliyor. Çünkü kuralı, yönetmeliği yok. Kontrol mekanizmasının yeterli çalışmadığı alanda çok sayıda tecrübesiz şirket olduğu ve bu firmaların maliyet hesabı yapmasının riskli durumlar yarattığı belirtiliyor. Bilinçsiz yıkımların can kaybına varacak sonuçlar yaratması üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı harekete geçti. Yıkım Yönetmeliği hazırlıklarını tamamlayan bakanlık yetkilileri, taslağı Bakan İdris Güllüce’ye sundu. Bakanın onaylamasından sonra Bakanlar Kurulu’nda görüşülecek yönetmelik yürürlüğe girdiğinde, uzman belgesi olmayanlar yıkım yapamayacak. Bakanlık yetkililerine göre yönetmelik birkaç ay içinde uygulamaya girebilir.

YIKIM KAZALARI NEDEN OLUYOR?

Yıkım Müteahhitleri Derneği Başkanı Mehmet Ali Bulut, yıkım kazalarının bilinçsiz yıkımlardan kaynaklandığını söyledi. Doğru yıkım için yıkım makinasının binanın en üst noktasına ulaşması gerektiğini belirten Bulut, “Bina en üst noktadan başlanarak yıkılır. Ancak bazı firmalar zaman ve maliyet hesabı yaparak alt taşıyıcı kolonları kırıyor. Ölümlü kazaların nedeni bu tür yıkımlar” dedi. Bulut’un verdiği bilgiye göre 6 katlı bir binada doğru teknikle yapılan yıkımın maliyeti 15 bin TL. Enkaz kaldırmayla birlikte maliyet 40 bin TL’ye buluyor. Kolondan yapılan riskli yıkımın maliyeti ise bin TL. Doğru yıkım ortalama 2 gün sürerken, kolonların kırılması 2 saatte tamamlanıyor.

UZMAN OLMAYAN YIKMASIN

Yıkım Yönetmeliği ile yıkım müteahhidi kavramının da tanımlaması bekleniyor. Yıkım konusundaki en büyük sorun olan alt kolon kırmanın yasaklanması gerektiğine dikkat çeken Bulut, “Yönetmelik ile yıkım müteahhitleri sınıflandırılmalı. 6 katlı bina yıkan şirket, büyük bir viyadük ya da bir santrali yıkamayabilir. Yönetmelik yıkım atıkları konusunda da düzenleme getirmeli” dedi. Türkiye genelinde yaklaşık 300 yıkım şirketi bulunduğunu belirten Bulut, bu alanda potansiyel gören farklı iş kollarının şirket kurduğunu, hafriyat, geri dönüşüm, tekstil gibi sektörlerdeki şirketlerin yıkım sektörüne girdiğini belirtti.


Kanser riski korkutuyor

Eski yapılarda bulunan ve iyi bir yalıtım maddesi olduğu için kullanılan ‘asbest’ adlı malzeme büyük risk taşıyor. Binalardaki bu maddesinin özel kıyafetli ve eğitimli kişilerce ayrıştırılması ve sonra yıkım yapılması gerekiyor. Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Fevzi Batırel asbest adlı maddenin nefese karıştığında akciğer zarı kanserine yol açtığını ve akciğer kanser riskini de arttırdığını söyledi. Batırel, asbestin yol açtığı hastalıkların 20 yıl sonra ortaya çıktığını belirtti. Mehmet Ali Bulut ise İstanbul’da bina bazında yenilemelerin yapıldığı Bağdat Caddesi’ndeki yapıların yüzde 80’inde asbest olduğunu ifade etti.

‘Nasıl yıkacaksın’ diyen yok

Yıkım ruhsatları yapının bulunduğu ilçe belediyesinden alınıyor. Ruhsat verilirken yetkililerin ‘nasıl yıkacaksın?’ sorusunu sormadığını belirten Mehmet Ali Bulut, “Yıkım için elektrik, su ve doğalgaz bağlantısının kesik olması yeterli. İsteyen binayı kamyonla çökertir. Kimse yıkım alanını denetlemiyor. Bir bina yapılırken nasıl proje varsa yıkım için de proje zorunlu olmalı” dedi.



Ortalama yıkım yapan şirket sayısı 300


6 katlı binanın doğru yıkım maliyeti 15 bin TL


Ucuz ama riskli yıkım maliyeti Bin TL


20 yıl kentsel dönüşüm hedefi 6.7 milyon konut


Yılda yıkılıp yapılması gereken konut 334 bin


Gülistan Alagöz / Hürriyet



Yıkım sektörü, kentsel dönüşümle büyüyor. İstanbul , Ankara ve İzmir başta olmak üzere çok sayıda ilde yıkımlar yapılıyor. Ne var ki yıkımlar kişi ya da kurumların inisiyatifinde ilerliyor. Çünkü kuralı, yönetmeliği yok. Kontrol mekanizmasının yeterli çalışmadığı alanda çok sayıda tecrübesiz şirket olduğu ve bu firmaların maliyet hesabı yapmasının riskli durumlar yarattığı belirtiliyor. Bilinçsiz yıkımların can kaybına varacak sonuçlar yaratması üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı harekete geçti. Yıkım Yönetmeliği hazırlıklarını tamamlayan bakanlık yetkilileri, taslağı Bakan İdris Güllüce’ye sundu. Bakanın onaylamasından sonra Bakanlar Kurulu’nda görüşülecek yönetmelik yürürlüğe girdiğinde, uzman belgesi olmayanlar yıkım yapamayacak. Bakanlık yetkililerine göre yönetmelik birkaç ay içinde uygulamaya girebilir.

YIKIM KAZALARI NEDEN OLUYOR?

Yıkım Müteahhitleri Derneği Başkanı Mehmet Ali Bulut, yıkım kazalarının bilinçsiz yıkımlardan kaynaklandığını söyledi. Doğru yıkım için yıkım makinasının binanın en üst noktasına ulaşması gerektiğini belirten Bulut, “Bina en üst noktadan başlanarak yıkılır. Ancak bazı firmalar zaman ve maliyet hesabı yaparak alt taşıyıcı kolonları kırıyor. Ölümlü kazaların nedeni bu tür yıkımlar” dedi. Bulut’un verdiği bilgiye göre 6 katlı bir binada doğru teknikle yapılan yıkımın maliyeti 15 bin TL. Enkaz kaldırmayla birlikte maliyet 40 bin TL’ye buluyor. Kolondan yapılan riskli yıkımın maliyeti ise bin TL. Doğru yıkım ortalama 2 gün sürerken, kolonların kırılması 2 saatte tamamlanıyor.

UZMAN OLMAYAN YIKMASIN

Yıkım Yönetmeliği ile yıkım müteahhidi kavramının da tanımlaması bekleniyor. Yıkım konusundaki en büyük sorun olan alt kolon kırmanın yasaklanması gerektiğine dikkat çeken Bulut, “Yönetmelik ile yıkım müteahhitleri sınıflandırılmalı. 6 katlı bina yıkan şirket, büyük bir viyadük ya da bir santrali yıkamayabilir. Yönetmelik yıkım atıkları konusunda da düzenleme getirmeli” dedi. Türkiye genelinde yaklaşık 300 yıkım şirketi bulunduğunu belirten Bulut, bu alanda potansiyel gören farklı iş kollarının şirket kurduğunu, hafriyat, geri dönüşüm, tekstil gibi sektörlerdeki şirketlerin yıkım sektörüne girdiğini belirtti.


Kanser riski korkutuyor

Eski yapılarda bulunan ve iyi bir yalıtım maddesi olduğu için kullanılan ‘asbest’ adlı malzeme büyük risk taşıyor. Binalardaki bu maddesinin özel kıyafetli ve eğitimli kişilerce ayrıştırılması ve sonra yıkım yapılması gerekiyor. Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Fevzi Batırel asbest adlı maddenin nefese karıştığında akciğer zarı kanserine yol açtığını ve akciğer kanser riskini de arttırdığını söyledi. Batırel, asbestin yol açtığı hastalıkların 20 yıl sonra ortaya çıktığını belirtti. Mehmet Ali Bulut ise İstanbul’da bina bazında yenilemelerin yapıldığı Bağdat Caddesi’ndeki yapıların yüzde 80’inde asbest olduğunu ifade etti.

‘Nasıl yıkacaksın’ diyen yok

Yıkım ruhsatları yapının bulunduğu ilçe belediyesinden alınıyor. Ruhsat verilirken yetkililerin ‘nasıl yıkacaksın?’ sorusunu sormadığını belirten Mehmet Ali Bulut, “Yıkım için elektrik, su ve doğalgaz bağlantısının kesik olması yeterli. İsteyen binayı kamyonla çökertir. Kimse yıkım alanını denetlemiyor. Bir bina yapılırken nasıl proje varsa yıkım için de proje zorunlu olmalı” dedi.



Ortalama yıkım yapan şirket sayısı 300


6 katlı binanın doğru yıkım maliyeti 15 bin TL


Ucuz ama riskli yıkım maliyeti Bin TL


20 yıl kentsel dönüşüm hedefi 6.7 milyon konut


Yılda yıkılıp yapılması gereken konut 334 bin


Gülistan Alagöz / Hürriyet
NjU0MDY4OD-bina-yikimina-kural-geliyor.jpg
NjU0MDY4OD-bina-yikimina-kural-geliyor.jpg (124.63 KiB) 1119 kere görüntülendi

faruk gorez

Re: Çevre ve Şehircilik Haberleri - Projeleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 19 Oca 2015 12:22

http://emlakkulisi.com/ilbank-mekansal- ... yor/335604

İlbank Mekansal Strateji Planı'nı hazırlıyor!
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ilgili kuruluşu İller Bankası, ülkesel ölçekte en üst kademe plan olarak nitelendirilen Mekansal Strateji Planını hazırlıyor..

faruk gorez

Re: Çevre ve Şehircilik Haberleri - Projeleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 20 Oca 2015 23:35

Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye tarafından Ankara’da “İklim Değişikliği Paneli” düzenlendi.

Panelde 1-12 Aralık 2014 tarihleri arasında Peru/Lima’da gerçekleştirilen 20. Taraflar Konferansı’nın sonuçları değerlendirildi ve bir sonraki taraflar konferansına (COP 21, Paris) hazırlık süreci üzerine bilgi paylaşımı gerçekleştirildi
.
Lima iklim zirvesinin genel bir değerlendirilmesinin yapıldığı “Paris yolunda Lima Durağı” isimli iklim değişikliği panelinin açılış konuşmalarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk ve Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl yaptı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, "İklim değişikliğinin etkileri, bugünün olayı değildir. Son yüzyılın bugüne kadar yansımasının bir sonucudur" dedi.
İklim değişikliğinin geri döndürülemez sonuçlarının önüne geçilebilmesi için küresel düzeyde acil önlemlerin alınması gerektiğini belirten Müsteşar Öztürk, dünyanın dört bir yanında afetlerin artmasının bütün ülkelerin bu konuyu gündemlerinde tutmalarını ve azami çaba göstermelerini zorunlu hale getirdiğini anlattı.

Müsteşar Öztürk, ülkelerin üzerinde mutabakat sağlaması gereken uluslararası iklim değişikliği müzakerelerinde oldukça yoğun bir döneme girildiğini kaydetti.

Türkiye'nin, iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerin başında geldiğine dikkat çeken Müsteşar Öztürk, "Geçen dönem TBMM'de milletvekiliyken bu konuda komisyon kurulmuştu. Komisyon marifetiyle bir dizi çalışmalar yapıldı. Çalışmalarda, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden birinin de Türkiye olduğu, özelikle Akdeniz, İç Anadolu'nun bir kısmı kurak iklim bölgesine doğru kayacağı, bir dizi önlemlerin alınması gerektiği, aksi durumda kuraklığın buradaki tarımsal üretime ciddi zarar vereceği belirtildi" şeklinde konuştu.


Ankara'da İklim Değişikliği Paneli düzenlendi!
Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye tarafından Ankara’da “İklim Değişikliği Paneli” düzenlendi. Panelde 1-12 Aralık 2014 tarihleri arasında Peru/Lima’da gerçekleştirilen 20. Taraflar Konferansı’nın sonuçları değerlendirildi..



"Türkiye, 2014'te su kaynakları konusunda strese girdi"

Müsteşar Öztürk, Türkiye'nin, 2005'te, iklim değişikliğinden ciddi şekilde etkilenen ülkeler arasında yer aldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Tarımsal üretimde yaklaşık 5 milyar dolarlık zarara uğradı. İklim değişikliğinden dolayı o zamanki tarımsal üretimde ciddi olumsuz olaylar yaşandı. Türkiye, 2014'te su kaynakları konusunda strese girdi. Özellikle İstanbul başta olmak üzere çeşitli şehirlerimizde su kaynaklarının temininde yeni arayışlara, yollara girmek zorunda kaldı. Türkiye, bu baskıyı en fazla yaşayan ülkelerin arasında yer almaktadır. Ülkemizin uluslararası iklim değişikliği müzakerelerinde temel istikametimiz, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede sanayi devriminden itibaren tarihsel sorumluluğa sahip gelişmiş ülkelerin liderlik rolü üstlenmesi, iklim değişikliğinin sebebi olmayan ancak sonuçlarından en çok etkilenecek ülkelerin de hakların korunması. Bu çerçevede, gelişmiş ülkelerin son 50 yılda yeryüzüne verdiği sera gazının tarihi sorumluluğunu da mutlaka tartışmaların içinde tutmalıyız. İklim değişikliğinin etkileri, bugünün olayı değildir. Son yüzyılın bugüne kadar yansımasının bir sonucudur. Önlemler alınırken bunların ciddi şekilde hesaba katılmasında yarar vardır."

Yeşil teknolojilere destek

Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl de hükümetlerin yeşil teknolojilere verecekleri desteğin çok önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'nin G20 dönem başkanlığını üstlendiğini anımsatan Pohl, bunun Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde büyük anlam taşıdığını anlattı.

Açılış konuşmalarının ardından devam edilen panelde, 1-12 Aralık 2014'te Peru'nun başkenti Lima'da gerçekleştirilen 20. Taraflar Konferansı'nın sonuçları değerlendirilecek, bir sonraki taraflar konferansına hazırlık süreci üzerine bilgi paylaşımı gerçekleştirilecek.

http://emlakkulisi.com/ankarada-iklim-d ... ndi/336272

faruk gorez

Re: Çevre ve Şehircilik Haberleri - Projeleri

Mesaj gönderen faruk gorez » 20 Oca 2015 23:36

http://emlakkulisi.com/tokat-sehir-kiml ... kta/336143

Tokat Şehir Kimliği Çalıştayı 21 Ocak'ta!
Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Danışmanı İbrahim Acar’ın Koordinatörlüğünde gerçekleştirilen Şehir Kimliği Çalıştaylarının 13.’sü olacak olan Tokat Şehir Kimliği Çalıştayı Tanıtım Toplantısına; Tokat Valisi Cevdet Can, Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu ile çok sayıda bürokrat, iş adamı, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler katılacak.

Şehir Kimliği Çalıştayları, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin “Sivas’ı, Adıyaman’ı, Rize’yi, Düzce’yi Ankara’dan bakmakla anlayamazsınız. Her şehrimizin ayrı bir ruhu, kimliği ve kişiliği vardır. Bunu şehirde yaşayanlarla beraber ortaya çıkarmalıyız, vatandaşımızın ayağına gitmeliyiz.” diyerek talimat vermesiyle başladı.

Çalıştaylar; şehre, şehirlinin gözünden ve gönlünden bakmak ve şehrin gelecek vizyonunu şehirde yaşayanlarla birlikte belirlemek için düzenleniyor. Yapılacak çalıştaylar 81 ili kapsayacak.

Çalıştaylara “Şehrin seçilmişleri, atanmışları ve adanmışları” olarak özetlenen yerel ve merkezi yönetim temsilcileri ile sivil toplum temsilcileri, akademisyenler, kültür-sanat ve spor temsilcileri, iş dünyasından temsilciler ile kanaat önderleri ve medya mensupları katılıyor.

Çalıştaylarda; şehirlerin tarihi ve kültürel varlıkları ve maddi, manevi değerleri korunarak, yeniden inşa ve imar sürecinde nasıl yapılanması gerektiği, şehre nasıl bir gelecek vizyonunun benimsenmesi gerektiği hususları ile değişim-gelişim süreçlerinde oluşan fırsat ve tehditlerin de değerlendirileceği yuvarlak masa sistemi ve müzakere usulü uygulanıyor.

Cevapla