Kayseri Savunma Sanayi ve Havacılık Osb Projesi

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Prş Tem 14, 2016 9:49 am

Kayseri Cn235 Uçakları İçin "Merkez" Oldu

Airbus Defence and Space şirketi, Türk Hava Kuvvetlerinin Kayseri'deki 2'nci Hava İkmal Bakım Merkezini "CN235 uçakları için Bölgesel Destek Merkezi" olarak yetkilendirdi.

Airbus Defence and Space şirketi, Türk Hava Kuvvetlerinin Kayseri'deki 2'nci Hava İkmal Bakım Merkezini "CN235 uçakları için Bölgesel Destek Merkezi" olarak yetkilendirdi.

Firmadan yapılan açıklamaya göre, geçen yılki detaylı sertifikasyon sürecinin ardından Türk Hava Kuvvetlerinin Kayseri'deki 2'nci Hava İkmal Bakım Merkezi "CN235 uçakları için Bölgesel Destek Merkezi" olarak yetkilendirildi. Böylece ilk kez IDEF'15'te duyurulan süreç başarılı bir şekilde tamamlanmış oldu.

Toplam 59 uçak ile dünyadaki en büyük CN235 filosuna sahip ülke olan Türkiye'nin 20 yıldır uçakların bakım, onarım, revizyon ve modernizasyonu konusunda engin bir tecrübeye sahip olduğunun belirtildiği açıklamada, kazanılmış bu kabiliyetlerin, bundan böyle yalnız Türkiye için değil bölgedeki ülkelere de destek vermek amacıyla kullanılacağı bildirildi.

Açıklamada, akimde müttefik bir ülkeden ilk CN235 uçağının Kayseri'ye getirilerek projenin uygulama sürecinin başlanacağı ifade edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Airbus Defence and Space Nakliye Uçak Hizmetleri Başkanı Stephan Miegel, "Türkiye'nin, CN235 uçaklarının operasyon ve destek hizmetlerindeki muazzam tecrübesi ile CN235 küresel destek ağında çok önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz. Gerekli sertifikasyon sürecini başarıyla tamamlayan Türk Hava Kuvvetlerini kutluyor, gelecek dönemde C295 ve A400M uçaklarına yönelik destek imkanlarını da araştırıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Airbus Group'un alt birimi olan Airbus Defence and Space, Avrupa'nın en önemli savunma ve uzay kuruluşu. Şirket, dünyanın en büyük on savunma kuruluşu arasına yer alıyor.
Haberiyakala
Havaikmal.jpeg
Havaikmal.jpeg (110.16 KiB) 303 kere görüntülendi

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Cmt Eki 15, 2016 10:43 pm

http://www.erciyes.edu.tr/Duyuru-Haber/ ... e-Ele/5581

Havacılık ve Uzay Teknolojileri Kayseri’de Uluslararası Etkinlikte Ele Alındı
Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın desteğiyle Erciyes Teknopark tarafından düzenlenen “Aereox 2016 Uluslararası Havacılık ve Uzay Teknolojileri” Ar-Ge Proje etkinliği düzenlendi.



Ommer Otel’de gerçekleştirilen toplantıya Vali Vekili Mehmet Emin Avcı, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ercan Teke, 12. Hava Üs Komutanı Hv. Pilot Tuğgeneral Selçuk Aygün, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammet Güven, Erciyes Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kemal Apalak, Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu, Savunma Sanayi Müsteşarlığı Başdanışmanı Özgür Özdemir ile çok sayıda havacılık firması yetkilisi ve öğrenci katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Muhammet Güven, Erciyes Teknopark tarafından düzenlenen Aereox 2016 etkinliğinin Kayseri'de geleneksel girişimciliğin sınırlarını değiştirmeye yönelik olduğunu söyledi.

Rektör Güven, “2005 yılında kurulan ve 2007 yılında faaliyet göstermeye başlayan Erciyes Teknopark, bölgenin gelişim ve inovasyon üssü olma hedefi doğrultusunda çalışmalarını yürütmektedir. Girişimciliği ateşleyici ve destekleyici projelerle Kayseri’deki geleneksel sanayi anlayışının, teknoloji tabanlı sanayiye dönüşümü için çalışan Erciyes Teknopark, geçtiğimiz yıl gelişmekte olan 5-9 yaş aralığındaki teknoparklar arasında en iyi teknopark ve tüm teknoparklar içerisinde en iyi beşinci teknopark ödüllerini alarak büyüyen hedeflerle çalışmalarına devam etmektedir” dedi.

Konuşmasında havacılık ve uzay teknolojileri konusunda Kayseri'nin önümüzdeki yıllarda bir merkez haline gelmesi için bu tür etkinliklerin düzenli aralıklarla yapılması gerektiğine değinen Rektör Güven, "Kayseri'de mobilya ağırlıklı bir sanayi var. Savaş dönemlerinde çok kolay vazgeçilebilecek bir sanayi. Kayseri sanayisinin çeşitlenmesi anlamında Erciyes Üniversitesi ve Erciyes Teknopark, sanayi işbirliği çerçevesinde büyük gayretler sarf ediyor. Savunma sanayi ve havacılık sanayi de Kayseri'nin geçmişinde olan bir sanayi kolu. Burada ülkemizin ilk uçakları üretilmiş. Hava İkmal Üssü var. Ciddi bir deneyimi var. Burada havacılık ve havacılık yan sanayisinin gelişmesi için uygun bir potansiyel var. Bu tür toplantıların amacı da buradaki sanayicileri, bu tür teknolojilerle buluşturmak, yatırımcıya şehri tanıtmak ve bu sanayinin burada gelişmesini sağlamak, Kayseri'nin önünü açmak, gelişmesini sağlamaktır. Bununla birlikte elbette ülkenin gelişip güçlenmesine katkı amacı da güdülüyor. Umarım hayırlı olur, sonuçları iyi olur ve Kayseri sanayisi bu anlamda büyük bir kazanım elde eder" diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından aralarında Aselsan, Aspilsan, TÜBİTAK, 2. Hava İkmal Bakım Merkezi ve birçok yerli firmanın yanı sıra Airbus gibi uluslararası havacılık sektörünün önde gelen şirketlerinin açtığı stantlar gezildi.

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Cmt Eki 15, 2016 10:46 pm

http://www.haberler.com/kayseri-avrupa- ... 69-haberi/

Avrupa, Asya ve Afrika'daki Cn 235 nakliye uçakları Kayseri'de bakımdan geçecek

TÜRK Hava Kuvvetlerinin envanterinde de bulunan İspanyol yapımı Casa Cn235 hafif nakliye uçaklarından sonra Asya, Avrupa ve Afrika kıtasındaki aynı tür uçakların fabrika seviyesi bakımları Aırbus firmasının da katkısıyla yılbaşından itibaren Kayseri'de yapılacak.

Airbus Defence and Space'nin 5 ay önce Türk Hava Kuvvetleri'ni CN-235 uçaklarının bölgesel bakım merkezi olarak yetkilendirdi. Airbus Defence and Space, geçtiğimiz yıl yapılan detaylı sertifikasyon sürecinin ardından Türk Hava Kuvvetleri'nin Kayseri'deki 2'nci Hava İkmal Bakım Merkezi'ni 'CN235 uçakları için Bölgesel Destek Merkeziö olarak yetkilendirdi.

Türkiye; toplam 59 uçak ile dünyadaki en büyük CN235 filosuna sahip ülke olarak, 20 yıldır uçakların bakım, onarım, revizyon ve modernizasyonu konusunda engin bir tecrübe ve kabiliyet kazanmıştı. Anlaşma ile Türk Hava Kuvvetleri, Deniz ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları envanterindeki uçaklarda kazanılmış bu kabiliyetler, yalnız Türkiye'de değil, bölgede kullanılan diğer uçaklara da destek vermek amacıyla kullanılacak. Yılbaşından itibaren muhtemelen Fas'dan ilk CN-235 uçağı Kayseri'ye getirilerek projenin uygulama süreci başlatılacak. Savunma Sanayi Müsteşarlıağı ve Erciyes Üniversitesi Erciyes Teknopark tarafından Kayseri'de dün başlayan ve yarın sona erecek "Aerox -2016" Uluslar arası havacılık ve uzay teknolojileri etkinliğine katılan Airbus Türkiye Ofisi direktörlerinden Bahadır Gültekin, ??Biliyorsunuz Kayseri, Türkiye'nin havacılık tarihindeki en eski, en öncü illerinden biridir. Türkiye'de ilk uçakların yapıldığı yerler burası. Hava Kuvvetleri'nin burada çok değerli tesisleri, çok büyük kabiliyetleri var. Gerek 2. Hava İkmal Merkez Komutanlığı, gerekse 12. Ana Ulaştırma Üs Komutanlığı, nakliye, ulaştırma uçaklarının bakım ve onarımı ile fabrika seviyesi bakımlarının bakımı ile ilgili engin bir tecrübeye sahip. Biz, Airbus olarak Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığıyla beraber işbirliği içerisinde yaklaşık 1,5 yıldır çok yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Bu yaptığı çalışmaların sonunda 2. Hava İkmal ve Bakım Merkez Komutanlığı'nın sertifikasyonunu tamamladık. Havacılıkta bir faaliyetin yürütülebilmesi için sertifikasyon sürecini tamamlamanız gerekir. Hava Kuvvetlerinde 59 adet CN 235 uçağı var ve 30 yıldır bu faaliyeti yürütüyorlar. Bu tecrübeyi, Airbus'un diğer ülkelerdeki uçaklarında da kullanılması için bir şans olarak görüyoruz. Hava Kuvvetlerimiz bu konuda bize gerekli desteği verdi, kendi kabiliyetlerini bizimle paylaşmak üzere çok iyi bir işbirliği içerisinde bulunuyorlar. Umarım yıl sonuna kadar yabancı dost ve müttefik bir ülkenin uçağı ilk defa kanatlarını buraya indirecek ve hep birlikte Airbus ve Hava Kuvvetleri mühendislik kabiliyetleri birleşerek bu faaliyet yürüyecek. ??dedi

Airbus Türkiye Ofisi direktörlerinden Bahadır Gültekin, yılbaşından itibaren Kayseri'ye bakım için gelecek CN 235 uçaklarından ilkinin büyük olasılıkla Fas'dan geleceğini, yılda 8'e yakın uçağın burada elden geçirileceğinedikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü :

??Biliyorsunuz bu endüstriyel bir iş. Bunun arkasında Kayseri'nin sahip olduğu endüstri kabiliyeti, iş payı alacaktır. Dolayısıyla bu hep birlikte iş yapma projesi, Kayseri'yle, Hava Kuvvetleriyle birlikte yapma projesidir. Umarım amacımıza hep birlikte ulaşacağız. Hava Kuvvetlerinin kendi 50 uçağı, Deniz Kuvvetlerinin 6 ve Sahil Güvenliğin 3 uçağının bakımı zaten Kayseri'de yapılıyor. Yani 59 uçaklık bir kabiliyet var. Bunun arkasında kalan ilave kabiliyet olarak da yılda 3-8 uçağı buraya getirmeyi planlıyoruz. Eğer, işler yolunda gider, hep birlikte mutlu, motivasyon içerisinde çalışırsak, bu kabiliyetin 2 katına, 3 katına çıkacağına inanıyorum. Türkiye'yi merkez kabul ederseniz, çevresindeki Avrupa ve Asya dahil bütün ülkeleri Kuzey Afrika ve Kazakistan'ı içine alan bütün bölgeyi kapsıyor. Ama, havacılıkta şöyle bir konu vardır; eğer siz iyi iş yaparsanız, kaliteli ve fiyatı uygun iş yaparsanız, sertifikalı iş yaparsanız, Türkiye bu konuda çok şanslı, çünkü işçilik saat ücretleri çok uygun. Bu çalışmamızın Latin Amerika ülkelerine kadar uzanacağına inanıyorum. ??

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Cmt Eki 15, 2016 10:57 pm

Kayseri havacılık-uzay , savunma sanayii-enerji yenilenebilir enerji ürün ve ekipman arge üretim merkezleri,bilişim,robotik teknolojiler,elektrikli otomobi-araçlar,beyaz eşya,ileri ekektronik-elektrik,tarım-gıda,biyoteknoloji-kimya raylı sistemler ve toplu ulaşım teknolojileri gibi alanlarda arge-üretim merkezi olmalı...

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Sal Kas 01, 2016 2:09 pm

uruk-endustri-robotics-t1925.html#p25528 çok başarılı çalışmalar yapan bir firma URUK ENDÜSTRİ ROBOTIC

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Pzt Kas 14, 2016 7:51 am

KAYSERİ SANAYİSİ İVME KAZANIYOR
Mustafa ÇELİK
sanayigazetesi


Kayseri ülkemizin önemli sanayi kentlerinden biri. Bu bugün de böyle, dün de böyleydi. 2015 yılı ihracatımız 1 milyar 538 milyon dolar olmuştu. 1,5 milyar dolara yakın da ithalatımız var. Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde birini Kayseri yapıyor. 15 yıl önce de bu oran farklı değildi. Bu durumu şu şekilde açıklamak mümkün: Türkiye’deki dış ticaretin gelişimi paralelinde Kayseri’deki dış ticaret de gelişiyor. Ancak bu gelişim Kayseri için yeterli mi derseniz, elbette değil.
Aslında Kayseri müteşebbis yetiştirmede mahir bir kent. Ayrıca Kayseri pek çok alanda Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyen bir şehir. Dolayısıyla Kayseri’nin dış ticaret rakamlarının da Türkiye ortalamasının üzerinde büyümesi beklenir. Bu büyümeyi yakalayamamamızın iki nedeni var. Birinci neden maalesef ihracat rakamlarımızı büyütecek olan müteşebbislerimizi ihraç ediyoruz. Kayseri’de belli büyüklüğe ulaşan sanayicilerimiz daha büyük kentlere yöneliyorlar. Kayseri iş gücü açısından göç alan bir şehir olmasına rağmen müteşebbis göçü veren bir şehir. Dış ticaretimizin daha hızlı büyümemesinin bir başka nedeni de Kayseri’nin dış ticarete uygun imkanlara sahip olmaması. Nihayette ne bir liman kentiyiz, ne de bir sınır şehriyiz.

Sanayimizin daha çok büyümesi ve bu yolla ülkemizin gelişmesine katkı sağlanması için üzerimize vazife olarak verilmemesine rağmen bizler de kaygı çekiyoruz. Kayseri sanayisinin her alanda gelişmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Hali hazırda üç ayrı organize sanayi bölgemiz ve bir serbest bölgemiz bulunuyor. Bu bölgelerimize katkı sunmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz; ancak alternatif sanayi projeleri konusunda da ciddi çalışmalar yapıyoruz.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine başladıktan sonra yaptığımız çalışmaların ardından üç ayrı sanayi bölgesi projemizi kamuoyu ile paylaştık ve bu projeleri hayata geçirmek için çalışmalara başladık. Bu projelerimizden birisi olan Güneş Enerjisi OSB konusunda oldukça mesafe kat ettik. Güneş Enerjisi Santralleri İhtisas OSB'si için arazi araştırmalarımız sona erdi. Dört ayrı parçadan oluşan ve 10 milyon metrekareyi geçen araziler güneş enerjisi santralleri için olumlu özelliklere sahip. Tarıma elverişli olmayan, kayalık, düz, rakımı yüksek olması nedeniyle güneşe yakın olan bu arazilerde gerekli incelemeler ve çalışmaları yaptık. Parselasyon çalışmaları da tamamlandı. Projeyi hayata geçirmek için üç ayrı bakanlıkla görüşüyoruz. Bilindiği üzere OSB’ler Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı. Dolayısıyla bir taraftan bu görüşmeleri yaparken bir taraftan da enerji OSB’si kuracak olmamız nedeniyle Enerji Bakanlığı ile görüşüyoruz. Diğer yandan OSB için belirlediğimiz arazilerle ilgili de Maliye Bakanlığı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Güneş Enerjisi Santralleri İhtisas OSB’yi kurduktan sonra belirlediğimiz arazide sanayicilerimize birer megavatlık enerji santralleri yapabilecekleri 20’şer dönümlük arsalar vereceğiz. Biz 500 yatırımcıya uygun arazi belirledik. Bu da yaklaşık 500 milyon avroluk bir yatırım anlamına geliyor. Tamamlandığında dünyanın en büyük kurulu gücünü Kayseri’ye kazandıracağız.

Kayseri sanayisini geliştirmek için üzerinde çalıştığımız bir başka projemiz ise Et ve Et Ürünleri İhtisas OSB'si. Kayseri, et ve et ürünlerinde önemli bir merkez. Çok sayıda küçük ve orta ölçekli besici var. 5 milyon metrekarelik bir alan tespit ettik. Kayseri'deki tüm besicileri oraya taşımayı düşünüyoruz. Bu arazinin 700-800 bin metrekarelik bölümünü de Et ve Et Ürünleri İhtisas OSB'si yapmak istiyoruz. İlimizdeki sucuk pastırma imalathanelerini de belli bir takvim içinde oraya taşıyacağız. Hesaplarımıza göre Beydeğirmeni bölgesinde 1 milyon baş hayvan üretebiliriz. Bu da Kayseri'ye her yıl 1 milyar TL kaynak girmesi anlamına geliyor.


Kayseri için düşündüğümüz ve üzerinde çalıştığımız bir diğer projemiz de Havacılık Kümelenmesi ve Savunma Sanayi. Şu an Kayseri’de bulunan 2. Hava İkmal Bakım Merkezi’ni bulunduğu yerden taşıyacağız. Şehrin merkezinde kalan yaklaşık 3 milyon metrekarelik arazisinin 2 milyon metrekaresini de Şehir Parkı yapacağız. Bu konudaki görüşmelerimiz son aşamaya geldi. Hava İkmal Bakım Merkezi’ni Erkilet Havaalanı’nın yanındaki 5 milyon metrekarelik bir alana taşıyacağız. Buraya Hava Kuvvetlerimizin ve Milli Savunma Bakanlığımızın bizden talebi olan çok büyük hangarlar yapacağız. Hava Kuvvetlerimiz bazı üretim tesislerini Kayseri’ye kaydırabilecekler. Bu çalışmaların neticesinde Kayseri’de Havacılık Kümelenmesi ve Savunma Sanayi oluşacak.
Dile getirdiğim her üç projemiz de Kayseri sanayisine yeni alanlar kazandıracak. Böylece her alanda Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyen Kayserimizin sanayide de ortalamanın üzerinde gelişme kat edeceğini düşünüyorum. Kısa süre önce 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladık. Yine yakın zamanda 15 Temmuz’da halkımız bir büyük zafere imza attı. Tüm bu zaferleri taçlandırmak ve şer odaklarının ülkemiz üzerindeki emellerine karşı koymak için daha güçlü olmalıyız. Bunun için de daha çok çalışarak daha çok üretmeliyiz. Bu bilinçle elimizden gelenin fazlasını yapma gayreti içindeyiz. Rabbim doğru işler yapanın ve doğru düşünenlerin yardımcısıdır.
Mustafa_yOelik.jpg
Mustafa_yOelik.jpg (6.8 KiB) 282 kere görüntülendi

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Çrş Kas 30, 2016 2:32 pm

http://aeroex.org/index.php/gallery/

IMG_8223_1024x768.jpg
IMG_8223_1024x768.jpg (152.32 KiB) 273 kere görüntülendi

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Çrş Kas 30, 2016 8:19 pm

Söyleşi: ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy

Elektronik cihazlar, artık tek bir erin teçhizatında bile önemli yer tutuyor ve eskiden barut ya da yiyecek için söylenen, “Onlar olmadan ordular savaşamaz!” anlamına gelen sözler, artık enerji sağlayan batarya ve jeneratörler için söyleniyor. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketi ve batarya alanında Türkiye’nin mükemmeliyet merkezi olan ASPİLSAN Enerji (ASPİLSAN), bir yanda Ar-Ge çalışmaları ile bir yanda da firmanın sivil sektöre açılmasını sağlayacak sertifikasyon çalışmaları ile önemli bir atılım içinde. ASPİLSAN’ın bu atılımını, ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy ile konuştuk.

MSI Dergisi: Okuyucularımızın gözünde net bir resim oluşturabilmek için, bize biraz ASPİLSAN’dan söz eder misiniz?

Ferhat ÖZSOY: ASPİLSAN, bildiğiniz gibi Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının bir şirketi. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan alınan derslerin sonucu olarak milli harp sanayisini geliştirme çalışmaları kapsamında kuruldu. 1981 yılında temeli atılan şirket, 1984 yılında üretime başladı. Sermayesi, Kayserili vatandaşların bağışları ile oluşturuldu. Kuruluşumuzdan bu yana, belirli bir miktarın üzerinde katkı sağlayan hemşerilerimizin resim ve isimleri, minnet hislerimizin tercümesi olarak fabrikamızın girişinde yer alıyor. Bu kapsamda, çok küçük bir payla da olsa bu vatandaşlarımızı temsil etmek üzere Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Kayseri Sanayi Odası ve Kayseri Ticaret Odasının şirkette hisseleri bulunmaktadır. ASPİLSAN, bu kuruluş şekli ile Türkiye’de tek örnek olarak özel bir konumdadır. Şirketin vatandaş bağışları ile kurulmuş olması, biz çalışanlara ayrı bir manevi sorumluluk da yüklüyor.

ASPİLSAN, kurulduğu günden itibaren, başta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olmak üzere, ülkemizin tüm batarya ihtiyaçlarına milli çözümler üreten yegâne şirkettir. Üstlendiği bu misyon nedeniyle bazen bir ihtiyaca yönelik tek bir batarya ürettiği bile oluyor. Burada bizim bakış açımız, TSK ve ona ürün veren; başta ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK gibi kurum ve kuruluşların öncelikli olarak ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.

Hâlen 108 çeşit batarya, 228 cins pil bloğu, 16 model şarj cihazı ve 37 tipte nikel kadmiyum uçak ve helikopter aküsü üretiyoruz. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu ve duyacağı her türlü bataryayı yapacak bilgi birikimi ile ülkemize hizmet vermeye çalışıyoruz. Ayrıca ürünlerimizi, Uruguay’dan Tayland’a kadar birçok ülkeye de doğrudan ihraç ediyoruz.

Son olarak Enerji Depolama Sistemleri (EDS) üzerinde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Günümüzün en önemli ihtiyacı olan enerjinin depolanmasına yönelik ürünlerimizi de ülkemize sunmuş durumdayız.

Bütün bunları yaparken arkamızda Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın ve yüce türk milletinin olduğunu biliyor ve çalışmalarımızı buna göre yönlendiriyoruz.

MSI Dergisi: ASPİLSAN, biraz önce bahsettiğiniz gibi, standart ürünlerin yanı sıra özel batarya çözümleri de geliştiriyor. Türkiye’de ve yurt dışında hangi firmaların hangi ürünleri için özel batarya çözümleri geliştiriyorsunuz? Bunların teknik özellikleri hakkında ana hatlarıyla bilgi verir misiniz?

Ferhat ÖZSOY: Başta TSK ve ASELSAN olmak üzere, ROKETSAN, TUSAŞ ve TÜBİTAK gibi firma ve kuruluşların geliştirdiği modern cihazlar için her türlü bataryanın tasarımı ve üretimi, ASPİLSAN tarafından yapılıyor. Örnek verecek olursak, bugün bütün robotik sistemlerde kullanılan BB-2590 bataryası, 10,2 Ah nominal kapasiteye sahip olacak şekilde, Türkiye’de ilk defa fabrikamızda geliştirildi ve hâlen üretiliyor. Ayrıca, ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK için çeşitli özel bataryalar, tamamen ASPİLSAN tarafından tasarlanıyor ve üretiliyor. Yine son ürünümüz olan ve başta TSK olmak üzere, tüm 4400 serisi telsiz kullanıcılarının yoğun ilgisi ile karşılanan 3250 mAh kapasiteli bataryamız, bizim özel bataryalar alanında geliştirdiğimiz başlıca ürünler arasında yer alıyor.

Ayrıca, burada EDS’lere de özel bir parantez açmak gerektiğini düşünüyorum. Özel ihtiyaçlara göre geliştirilmiş özgün EDS’yi tasarlayarak ihtiyaç duyan kurumlarımıza ve şirketlerimize sunuyoruz. Bu ürünümüz ile Türkiye’de başka bir ilke daha imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

ASPİLSAN’dan Ar-Ge Atağı

MSI Dergisi: Ar-Ge çalışmalarını nasıl ele alıyorsunuz? Kaç kişilik bir ekibiniz var ve bu çalışmalara ne kadar kaynak ayırabiliyorsunuz?

Ferhat ÖZSOY: Bu konuda yeniden yapılanma sürecindeyiz. Stratejik olarak pil teknolojisini de kapsayan bir Ar-Ge süreci çerçevesinde adımlarımızı atıyoruz. Bu kapsamda, Ar-Ge çalışmalarımızı daha etkin yürütmek için fabrika bünyesinde yaptığımız çalışmalara ilave olarak, bu yıl, Kayseri’deki Erciyes Teknopark içerisinde bir şube açarak Ar-Ge çalışmalarını burada sürdürmeye başlıyoruz. Organizasyon yapımızda da değişikliğe giderek Ar-Ge çalışmalarını bir bütün hâlinde yürütmek maksadıyla bir Tasarım ve Ürün Geliştirme Müdürlüğü oluşturduk. Gelecekte bu birimimizi, bir Ar-Ge merkezi olarak teşkil etmeyi planlıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızı yürütmek maksadıyla ihtiyaç duyduğumuz işgücünü geliştirme kapsamında, İnsan Kaynakları birimimiz yoğun bir faaliyet gösteriyor. Bu konuda, hâlihazırda Erciyes Üniversitesi ile gelecekte ise hem Kayseri’de ve yakın civarda hem de İstanbul ve Ankara gibi illerde bulunan üniversitelerimizle iş birliği yaparak projelerimizi gerçekleştirmek istiyoruz. Ayrıca, Ar-Ge konusunda, gerektiğinde diğer şirketlerle iş birliği yaparak; batarya, pil teknolojileri, enerji depolama, giyilebilir teknoloji, uçak aküleri gibi konular üzerinde yoğunlaşmayı planlıyoruz.

MSI Dergisi: Ar-Ge’ye ayrı bir parantez açacak olursak özellikle sivil havacılık alanında, lityum iyon (Li-Ion) bataryaların popülerlik kazandığını; Boeing 787 uçağının, sadece bu tür batarya kullandığını görüyoruz. Batarya konusunda geleceği hangi teknolojilerde görüyorsunuz? ASPİLSAN, gelecek için ne gibi hazırlıklar yapıyor?

Ferhat ÖZSOY: Hâlen ürettiğimiz Nikel Kadmiyum (Ni-Cd) uçak aküleri, son 50 yıldır kullanılmış ve bugüne kadar gayet başarılı olmuş bir ürün. Biz öncelikle ürettiğimiz bu Ni-Cd akülerde ürün çeşitlerimizi arttıracak çalışmaları yapmayı planlıyoruz. Hâlen geniş bir kullanım alanı olan bu teknolojide derinleşerek, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz. Li-Ion uçak bataryaları ise özellikle daha fazla güç ve enerji gereksinimi olan uçaklar için birçok avantaj sunan, yeni bir teknoloji. Bunun dışında, havacılıkta çok önemli bir kriter olan ağırlık açısından da Li-Ion akülerin ağırlığının %50’ye kadar -yaklaşık 15 kg- daha hafif olması, bu akülerin havacılıkta kullanımını daha da cazip kılıyor. Ayrıca, kullanım süreleri ve bakım kolaylığı açısından da Li-Ion bataryalar daha uygun bir çözüm olarak görülüyor.

Ancak; tüm bu üstünlüklerine rağmen, yüksek maliyetlerinin yanında, Li-Ion bataryaların en önemli dezavantajı, çok daha hassas olmaları. Bu teknolojide, aynı hacme daha fazla enerji sığdırılabilmekle birlikte, Li-Ion pil sisteminin, uygun şekilde yönetilmemesi sonucu görülen yangın gibi riskler nedeniyle daha tehlikeli bir ürün olduğunu söyleyebiliriz.

ASPİLSAN, hâlen ürünlerinin birçoğunda Li-Ion teknolojisi kullanıyor. Ni-Cd uçak akülerinin geliştirilmesinin yanı sıra Li-Ion uçak akü üretimi de gelecekte yapmayı istediğimiz önemli projelerimizden birisi. Ni-Cd uçak akülerimizin, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (European Aviation Safety Agency / EASA) sertifikasyon sürecinde edineceğimiz tecrübe ile çok daha kısa zamanda Li-Ion uçak akülerinin de üretilmesi mümkün olacak.

MSI Dergisi: Batarya söz konusu olduğunda, denizaltılar da ASPİLSAN’ın çalışma alanlarına komşu bir alanı oluşturuyor. ASPİLSAN, şimdiye kadar denizaltılarla ilgili bir çalışma yaptı mı? Gelecekte yapmayı planlıyor mu?

Ferhat ÖZSOY: ASPİLSAN olarak şu ana kadar denizaltıların güç sistemleri kapsamında bir çalışmamız olmadı. Malumlarınız, bu konuda Deniz Kuvvetlerimizin kendi fabrikası var. Biz ASPİLSAN olarak denizaltılarda batarya ihtiyacı olan diğer sistemler üzerinde çalıştık. Ancak, özellik arz eden bir platform olan denizaltılar ve güç sistemleri konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Hâlen denizaltılarda kullanılan PEM yakıt pilleri konusunda çalışmayı planlıyoruz.

MSI Dergisi: Ürünlerinize baktığımızda, bir bölümünün sivil alanda da kullanılabildiğini görüyoruz. Örneğin, AA boyutunda pil üretiyorsunuz. Bunların herhangi bir marketten ya da elektronik ürünler satan bir mağazadan alınabilen ürünlerden farklılıkları neler?

Ferhat ÖZSOY: ASPİLSAN’ın AA boyutundaki alkali pillerin üretimi ve satışı sonlandırıldı. Ancak, Li-Ion ve LFP (Lityum Demir Fosfat) pillerin üretilmesi konusunda çalışmalar devam ediyor. Ayrıca, Li-Hava, süper ve ultra kapasitörler gibi konularda üniversitelerle iş birliği arayışlarımız da devam ediyor.

Sırada EASA Sertifikasyonu Var

MSI Dergisi: ASPİLSAN, Aralık ayının başında, TRACES firması ile EASA sertifikasyonuna yönelik bir protokol imzaladı. Bu girişimi, ASPİLSAN’ın sivil havacılık pazarına girme niyeti olarak değerlendirebilir miyiz? Sivil havacılık ile ilgili çalışmalar, önümüzdeki dönemde ASPİLSAN’ın cirosuna ne gibi katkılarda bulunabilir?

Ferhat ÖZSOY: Bildiğiniz gibi, bizim uçak akülerimiz, askeri alanda, hem ülkemizde hem de dünyada oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Bugüne kadar üretilen akülerimizle ilgili, kalite açısından bir sorunla karşılaşılmadı. Uçak akülerimizi, sivil havacılığın da hizmetine sunmaya ve pazarımızı genişletmeye karar verdik. Sivil havacılık alanındaki hızlı gelişme de bu pazarı oldukça cazip kılıyor.

ASPİLSAN’ın sivil havacılıkta ürünlerini pazarlayabilmesi, alınacak sertifikaya bağlı. Bu nedenle biz de EASA’ya müracaat ederek, sertifikasyon sürecini başlattık. Bizim ürettiğimiz akülerin nitelikleri itibarıyla pazarda önemli bir yer tutacağına inanıyoruz. Bu da bizim ciromuza oldukça olumlu bir etki yapacak.

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönemde, ne gibi yeni ürün ve çözümleri piyasaya sürmeyi planlıyorsunuz?

Ferhat ÖZSOY: ASPİLSAN olarak enerji depolaması, yenilenebilir enerji, bunların birbirine ve sistemlere entegrasyonu konularını, kendimize öncelikli hedef olarak seçtik. Çok yakında, ASPİLSAN EDS ürünümüzü, çeşitli platformlarda göreceksiniz. Ürünümüz; enerji ihtiyacı duyulan her yerde, ihtiyacın miktarına göre ölçeklenebilen bir şekilde, gerektiğinde taşınabilecek ve talep hâlinde rüzgâr ve güneş enerjisinden de enerji depolayabilecek şekilde tasarlandı. Bahsettiğimiz ürün, bir evin ihtiyacından başlayarak, bir karakol, hastane, otel, veri merkezi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılabilecek. Mobil -konteyner içinde- veya sabit olarak tesis edilebilen ASPİLSAN EDS, kurulduğu yerde enerji verimliliğini sağlayarak -diğer bir deyişle ekonomik olduğunda veya en ekonomik şekilde enerjiyi depolayarak, ihtiyaç olduğunda veya maliyet etkin olduğu zaman kullanarak- kaliteli ve kesintisiz enerjiyi, ister şebekeden ister bir yenilenebilir enerji kaynağından isterseniz de jeneratörden, istediğiniz zaman aktaracak. Bu gibi yerlerin enerji ihtiyacını, birkaç saatten, bir hafta, hatta on güne kadar tek başına karşılayabilecek şekilde tasarlanan bu ürünümüzle ülkemizin enerji sorununa yardımcı olacak bir çözüm sunmuş olacağız.

MSI Dergisi: Ürünlerinizin satış sonrası desteği ile ilgili nasıl bir organizasyonunuz var? Kaç kişilik bir ekip çalışıyor? Ne gibi faaliyetler yürütüyorsunuz?

Ferhat ÖZSOY: Malumunuz, bizim bugüne kadar üretimlerimiz, yerinde servis -bakım ve onarım- desteğini içerecek ürünler değildi. Ürünlerimizle ilgili teknik destek gerektiğinde, ürün geri çağrılarak ya yenisi ile değiştiriliyor veya onarılarak gönderiliyor. Bu ürünlerin, zaten bizim dışımızda birileri tarafından açılması veya onarılması, oldukça zor ve tehlikeli. Ürünlerimizin kalitesi, örnekleme usulü ile kontrol edilmiyor. Kullanıcılarımızın, çoğunlukla asker ve polis olması göz önüne alınarak, önemli bir maliyet yaratsa da tüm ürünlerimiz kalite kontrolüne tabi tutuluyor. Bu açıdan, öğünerek söyleyeceğimiz bir tespit var: Bağımsız bir araştırma şirketinin yaptığı inceleme sonuçlarına göre, müşterilerimizin, %98 gibi, piyasada çok az görülen bir memnuniyet seviyesinde olduğu görüldü.

Ancak EDS’lere yönelik olarak bir satış sonrası destek birimi teşkil ediyoruz. Başlangıçta şirket bünyesinde yer alacak olan bu birim, ürünlerimizin dağılımına bağlı olarak diğer şehirlerde de oluşturulacak veya bu hizmeti verebilecek teknik yeterlilikteki kişilerle yetkili servis anlaşmaları da yapılacak.

MSI Dergisi: İnternet sitenizde, personel politikalarınız ile ilgili, “Güçlü yan haklar ve ücretlendirme politikalarımız ile Türkiye’nin en çok tercih edilen savunma sanayi şirketi olma üstünlüğümüzü koruyoruz.” ifadesi yer alıyor. “Türkiye’nin en çok tercih edilen savunma sanayi şirketi olma” konusunda okuyucularımıza biraz daha bilgi verebilir misiniz?

Ferhat ÖZSOY: Biz, büyümekte olan bir şirketiz. İçinde faaliyet gösterdiğimiz sektör, çağımızın en hızlı gelişen sektörü ve her gün yeni gelişmelere sahne oluyor. Bu gelişimi yakalamak için, insan kaynaklarımıza oldukça önem veriyoruz. Mühendislerimiz, dünyanın neresinde olursa olsun, konferanslara ve fuarlara iştirak ediyorlar. Şu anda şirketimizde işe başlayan tüm mühendisler, yüksek lisans yapıyorlar. Doktora çalışmalarını da teşvik ediyoruz. Şirketimize değer katacağına inandığımız kişilerle çalışma arzusundayız.

MSI Dergisi: Eklemek istediğini başka bir konu ya da konular var mı?

Ferhat ÖZSOY: Öncelikle şirket ismimizde yer alması dolayısıyla bize sıkça sorulan bir soruya sizin aracılığınızla cevap vermek istiyorum. Biz, sadece askeri bataryalar üretmiyoruz. Her türlü askeri sistemlerden medikal cihazlara kadar, her türlü cihaz için batarya üretiyoruz. Ayrıca talep edilen her türlü batarya ihtiyacına çözümler geliştirebiliyoruz.

Son söz olarak da şunları ifade etmek isterim: ASPİLSAN, sektöründe, 35 yıldır üstlendiği misyona uygun olarak üretim faaliyetlerini büyük bir başarı ile yerine getirmiştir. Yerli bir üretici olarak, başta TSK olmak üzere, ihtiyaç sahiplerinin zor günlerinin çaresi olmuştur. Bu misyonunu da devam ettirecektir. Özellikle ambargo acısı yaşayan ülkemizde, milli üretimin ne kadar önemli olduğunu unutmamamız gerekiyor. ASPİLSAN, ülkemiz için kritik ürünleri yurt içinde üretmeye, ülkemizin dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik çabalarına devam edecektir. Bunun yanı sıra yenilikçi ürünlere ve alternatif çözümlere odaklanacak ve enerji sektörünün ülkemizdeki en önemli aktörü olacaktır.

Ayrıca burada SSM tarafından son dönemde ASPİLSAN’a gösterilen ilgiye de teşekkür etmek isterim. Özellikle bizim ilgi alanımıza giren uçak ve helikopter aküsü ve batarya gibi parçaların yerli üretimle karşılanması kapsamında SSM’nin bize sağladığı desteği burada ifade etmek gerekir.

Tabii ki tüm bu çalışmalarımızda bize inanan, biz daha büyük hedefler için cesaretlendiren ve ASPİLSAN’ın Türkiye’nin en önemli kuruluşlarından bir olması için her türlü desteği sağlayan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfına, ASPİLSAN adına şükranlarımızı sunmayı bir borç olarak görüyorum.


http://www.milscint.com/tr/soylesi-aspi ... hat-ozsoy/
22_08_2016_ASPİLSAN_Ferhat_Ozsoy_MSI_Dergisi_S-300x336.jpg
22_08_2016_ASPİLSAN_Ferhat_Ozsoy_MSI_Dergisi_S-300x336.jpg (13.73 KiB) 269 kere görüntülendi

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Cmt Ara 10, 2016 1:32 pm

Sona Doğru Yaklaşıldı...

faruk gorez

Re: Savunma Sanayi - Havacılık Osb Projesi

Mesaj gönderen faruk gorez » Cum Ara 16, 2016 9:09 am

ET SYSTEM’DEN GELECEĞİN PROJELERİ
Küresel çapta markalaşma çalışmalarıyla rakiplerini geride bırakan ET System, programlanabilen güç kaynakları üzerine geliştirdiği Ar-Ge’si ve tecrübeli çalışan kadrosuyla geleceğin projelerini sahneye çıkarıyor. BMW’den Siemens’e kadar pek çok dünya devini portföyünde tutan firma, havacılık sektörüne de çözüm üretiyor.

ET SYSTEM’DEN GELECEĞİN PROJELERİ


Global marka hedefi
2014’ün Haziran ayında Erciyes Üniversitesi Teknopark’ta programlanabilen güç kaynakları üzerinde Ar-Ge şirketi olarak kurulan ET System Enerji, müşterilerine özel sistem yazılım hizmeti veriyor. Satış, servis ve sistem entegrasyonu alanlarında faaliyette bulunan ET System Enerji’nin, tecrübeli ve üst düzey teknik bilgi sahibi donanımlı ekibi, uzun yıllar boyunca Avrupa, Asya ve Amerika’da elektrik test ve ölçü aletleri üzerinde satış yapan donanımlı kişilerle ortak iş geliştiriyor. Bünyamin Kolbaşı ve Adnan Kolbaşı tarafından kurulan ve yönetilen şirket, programlanabilen elektrikli güç kaynaklarında dünya markası haline gelmeyi hedefliyor.

Küresel sinerji
Programlanabilen DC güç kaynakları segmentinde Ar-Ge çalışmaları yürüten ET System Enerji, alanında uzman yabancı menşeli şirketlerle çalışma misyonuna sahip. Yurt dışında çalışmış tecrübeli elemanlarla servis hizmeti veren firma, müşterilerine özel sistem yazılım uygulamaları hazırlıyor.
Şu an havacılık güç kalite test sisteme Ar-Ge yapıyor.

Ürün gamı
ET System Enerji, zengin ürün yelpazesiyle kullanıcılarına pek çok alternatif sunuyor. Firma, AC ve DC Güç Kaynağı, DC Elektronik Yük, Hassas Güç Analizörü, PIM Test Sistemi, RF Mikrodalga Switch Matrix ve RF Mikrodalga Güç Amplifikatörü satış gerçekleştiriyor.

Referansları güçlü
ET System Enerji’nin portföyünde sattığı markaların, dünyada bir hayli müşterisi var… Sektörünün önde gelen firmasının Almanya’dan Yeni Zelanda’ya, Norveç’ten Hollanda’ya hizmet sunduğu dev isimler arasında şunlar var: BMW, Solibro, Daimler, Sma, Conergy, Audi, Airbus, Webasto, Man, Schüco, Philips, Nespresso, Osram, Hella, Bombardier, Puls, Whirlpool, Groschopp, Danfoss, L-3 Communications, ABB, Siemens, Cern, Sap, DB, Fujitsu & Siemens, Miele, Bauknecht, Sauer Danfoss, Emerson, Nokia, Samsung, Alcatel-Lucent, Bosch, Ericsson, Huawei,GE Power, IBM, Zeiss…

Etkin ve programlanabilir projeler
Türkiye’de programlanabilinen elektrikli güç kaynaklarının test ve ölçümü üzerinde bir numara haline gelmeyi hedefleyen ET System Enerji, başarılı projeleri de portföyüne ekliyor. Bir Alman şirketi için programlanabilinen AC ve DC güç kaynaklarının bilgisayardan kontrol edilebilmesi için grafiksel kullanıcı arayüzü geliştiren ET System Enerji havacılık sektörüne katma değer üretiyor.
Firma, havacılıkta kullanılan elektronik ekipmanların satışa sunulabilmesi için üreticiler tarafından belirli standartlara göre güç testi yapılması gerektiğinden hareketle, aviyonik standartlarını doğrulamaya yönelik güç kalite kontrol test sistemlerini geliştiriyor. Bu testler programlanabilen güç kaynaklarıyla ve diğer ölçüm cihazlarıyla gerçekleştiriliyor. Elektronik ekipmanların uçaklarda bulunan ana şebekeye bağlanabilmesi için kullanılan pek çok standartlardan, askeri uçaklar için “MIL STD 704A-F Hava Araçları Elektriksel Güç Karakteristikleri Amerikan Standardı”, sivil uçaklar için “RTCADO 160 Hava Ekipmanları için Çevresel Koşullar ve Test Prosedürleri Standardı” öne çıkan standartlar olarak tanımlanıyor. Her iki standart da voltaj, frekans, faz, güç faktörü gibi konuları kapsamakta olup AC ve DC sistemleri için dalgalanma, maksimum akım, elektriksel gürültü, alçak gerilim ve yüksek gerilim gibi anormal koşulları, tolerans aralıklarını tanımlıyor. Proje kapsamında ilk etapta askeri uçaklarda kullanılacak elektronik ekipmanların kabul edilebilir güç değerlerini konu alan MIL STD 704A-F kapsamındaki testleri yapmaya yarayan bir güç kontrol test sistemi tasarlanacak. Dizayn edilecek sistem, her türlü güç kaynağına uyumlu olacak, standart bünyesinde yer alan bütün testleri yapabilecek ve raporlayabilecek yeterlilikte programlanacak. Sistem bu yönü ile yurt dışı muadillerinin önüne geçecek ve ulusal bazda da bir ilk teşkil edecek.
Sanayi Gazetesi
et_systemden_gelecegin_projeleri_h12768.jpg
et_systemden_gelecegin_projeleri_h12768.jpg (53.69 KiB) 251 kere görüntülendi
14712550_313916595630449_7025401504662709382_o.jpg
14712550_313916595630449_7025401504662709382_o.jpg (111.48 KiB) 248 kere görüntülendi

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir